MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2474 E., 2025/1821 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/313 E., 2023/436 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ... (... Geliştirme Vakfı) vekili, davalı Kültürel ... ve Sağlık Tesisleri İnşa ve İşletme AŞ (Kültürel ... AŞ) vekili, katılma yoluyla davalı ... ve ...vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 01.09.2012 tarihinden itibaren her yıl yenilenen belirli süreli iş sözleşmeleri kapsamında çalıştığını, en son 01.09.2021 başlangıç ve 31.08.2022 bitiş tarihli belirli süreli iş sözleşmesi devam ederken 26.01.2022 tarihinde iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini, iş sözleşmesinin fesih tarihinden önceki 7 ayda davacya psikolojik taciz (mobbing) baskı uygulandığını, bu sebeple manevi tazminat talebi söz konusu olduğunu, davacının belirli süreli iş sözleşmesinin sonuna kadar bakiye ücret alacağı bulunduğu, ayrıca 5 aylık ücret tutarında cezai şart alacağı olduğunu, haksız fesih nedeniyle kıdem tazminatına hak kazandığını ve nihayet 10 yılı dolduran belirli süreli iş sözleşmesi için 6 aylık ücret tutarında ihbar tazminatı alacağı bulunduğunu, okulun davalı ... Geliştirme Vakfı hisselerinin tamamına sahip olan davalı Kültürel ... AŞ tarafından işletildiğini, işçilik alacaklarından Kültürel ... AŞ ve ... Geliştirme Vakfının müteselsilen sorumlu olduğunu, manevi tazminat bakımından ise bu işverenler yanında davacıya psikolojik baskıda bulunan gerçek kişilerin de sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek kıdem, ihbar tazminatı, bakiye süre ücreti, cezai şart ve manevi tazminat alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Kültürel ... AŞ, ... ve ...vekili cevap dilekçesinde; müvekkil Şirketin öğretmenleri ile her sene yeniden sözleşme yaptığını, tüm öğretmenler gibi davacı ile de takip eden yıllarda çalışıp çalışılmayacağı veya çalışma şartlarının karşılıklı değerlendirildiğini, rutin bir uygulama olarak davacının toplantıya çağrıldığını, bu davete cevap alınamadığı gibi davacının sözleşmesi feshedilmiş gibi bir tutum içine girdiğini, davacının bazı yönetsel kararları kişisel algıladığını, yanlış yorumladığını, davacının işe gelmemesi sebebiyle sözleşmesinin devamsızlık sebebiyle haklı olarak feshedildiğini, manevi tazminatın hangi hukuki müesseselere dayandığının anlaşılamadığını, davalı gerçek kişiler davacının işvereni olmadığından bu talebin yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Geliştirme Vakfı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Vakıf ile davacının çalıştığı davalı Kültürel ... AŞ'nin bağımsız iki kuruluş olduğunu, husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkili Vakfın davacının fesih sürecine ve psikolojik baskı iddialarına ilişkin görgüsü ve yetkisinin bulunmadığını, davacının fesih sürecine ilişkin hiçbir olayda müvekkili Vakfa başvurmadığını, şikayette bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 5580 sayılı Özel Öğretim Okulları Kanunu'nun 9. maddesine göre, öğretmenlerle yapılacak iş sözleşmesinin en az bir yıl süreli yapılması gerektiği, dolayısıyla özel okul öğretmenleriyle yapılan sözleşmenin belirli süreli olmasının yasal bir zorunluluk olduğu, bu sözleşmelerde ayrıca objektif neden aranmayacağı, birden fazla yapılan sözleşmelerin belirsiz süreli sözleşmeye dönüşmeyeceği, dosya kapsamı ile yargılamada dinlenen işyerinin eski muhasebe yöneticisi davacı ... N.A'nın "..davacının kıdem ve ihbar tazminatı personel özlük ve insan kaynakları birimi tarafından hesaplanıp bana gönderilmişti.." şeklindeki beyanına göre davacının tazminatları hesaplanarak işine son verilme iradesinin davalı taraflarca netleştirildiği, davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği, kıdem tazminatının kabulü gerektiği, iş sözleşmesinin belirli süreli olduğu buna göre davacının bakiye ücret alacağının bulunduğu, sözleşmeye göre cezai şart alacağına hak kazandığı, belirli süreli iş sözleşmelerinin haksız feshi hâlinde ihbar tazminatı ödenmesinin söz konusu olamayacağı, davacının ileri sürdüğü ve tanık beyanlarında geçen olayların davalının yönetim hakkının kullanılmasından kaynaklandığı, taraflar arasında psikolojik taciz olarak nitelendirilebilecek ağırlıkta bir eylemin vuku bulmadığı, manevi tazminat talebinin reddi gerektiği, hükmedilen alacaklardan davalı ... Geliştirme Vakfı ile davalı Kültürel ... AŞ'nin birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Dinlenen tanık ifadelerinin ve sunulan delillerin davacıya uygulanan haksız psikolojik taciz ve baskıları doğruladığını, iş sözleşmesinin eğitim yılının ortasında haksız feshinin ve davacıya yapılan bu baskıların aslında davacıyı istifa ettirmeye yönelik psikolojik taciz eylemleri olduğunu, söz konusu bu eylemler davacıya elem ve üzüntü veren kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğundan manevi tazminat talebinin kabulü gerektiğini,
b. Davalı ve yöneticilerinin davacıya psikolojik taciz uyguladığının husumetsiz olan ve aynı dönemde davacı ile birlikte öğretmen olarak çalışan tanık ifadeleri ile kanıtlandığını, psikolojik taciz kabul edilmese bile, işverenin davacıya yönelik haksız davranışlarının işverenin işçiyi koruma yükümlülüğüne ve kişilik haklarının zedelenmesi yasağına aykırı olduğundan yine manevi tazminat talebinin kabulü gerektiğini,
c. Davacının kişilik haklarının okul yöneticisi gerçek kişi davalıların uygulamaları ile ihlal edildiği gözetilerek gerçek kişi davalıların da manevi tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... Geliştirme Vakfı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Bölge Adliye Mahkemesi kararının usule aykırı olduğunu,
b. Husumet itirazının değerlendirilmediğini, davalı Kültürel ... AŞ ile müvekkili Vakıf arasında organik bağ bulunmadığını, müvekkili Vakfın çalışma alanının davalı Kültürel ... AŞ'den farklı olduğunu, Kültürel ... AŞ'nin vakıf okullarının işletmecisi sıfatını haiz bir tüzel kişilik olduğunu, aralarında organik bağ bulunmadığının kabulü gerektiğini,
c. Müvekkili Vakfın mütevelli heyeti ve yönetim kurulu ile Kültürel ... AŞ'nin yönetim kurulu üyelerinin farklı kişilerden oluştuğunu, hâkim ortak gibi bir husus olmadığını, iki kurum arasında yönetimde bir iş birliği olmadığını, müvekkili Vakfın Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı olduğunu,
d. Müvekkili Vakıf tarafından elde edilen gelir kalemleri arasında, davalı Kültürel ... AŞ tarafından işletilen okullardan elde edilen gelirlerin bulunmadığını, bu anlamda davalı Şirket ile Vakıf arasında yönetimsel ve finansal anlamda bağ bulunmadığını, bu hususun davalı Şirket ile müvekkili Vakfın defterlerinin incelenmesiyle netleşeceğini, eksik incelemeyle karar verildiğini, müvekkili Vakfın bu davada taraf olarak ve asıl işveren olarak kabulünün hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
3. Davalı Kültürel ... AŞ, ... ve ...vekili temyiz dilekçesinde:
a. Davacının devamsızlığı nedeniyle iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshedildiğini, kıdem tazminatı talebinin reddi gerektiğini,
b. Bölge Adliye Mahkemesi kararında, davacının feshin haksız olduğu yönündeki iddiasını teyit edecek yeterli delili olup olmadığının gözetilmediğini, devamsızlık nedeni ile feshedilen iş sözleşmesine dayanarak davacının talep ettiği bu alacakların kabulünün sözleşmenin sona erme biçimine aykırı olduğunu,
c. Tanık anlatımları ve dosya kapsamı dikkate alındığında kısmen kabul kararının hatalı değerlendirmeye dayandığını, kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, husumet, iş sözleşmesinin türü, davalı tarafından iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ve manevi tazminat hususlarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlerden davalı Kültürel ... AŞ ile davalı ... Geliştirme Vakfına yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.