MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2737 E., 2025/4684 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/239 E., 2025/120 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına (Bakanlık) bağlı olarak alt işveren işçisi olarak 22.11.2004-20.03.2024 tarihleri arasında çalıştığını, alt işveren nezdinde çalışmaktayken emekliye ayrıldığını iddia ederek ödenmeyen kıdem tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile aralarında iş ilişkisi olmadığını, davalının işveren sıfatı olmadığını, işin ihale yoluyla başka işverenlere verildiğini, davacının yemekhane hizmet alımı ihalesini üstlenen yüklenici Şirketlerin işçisi olduğunu, davacının belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, faiz talebine, faiz oranına ve faiz başlangıç tarihinine itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Bakanlık nezdinde değişen alt işverenler bünyesinde çalıştığı, davacının çalışmasının aralıksız ve 22.11.2004-20.03.2024 tarihleri arasında toplam hizmet süresinin 19... ay 22 gün olduğu, davacının emekliliğe hak kazandığı ve emeklilik sebebi ile iş sözleşmesini feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Müvekkilinin bu davada taraf sıfatı bulunmadığını, Bakanlığın ihale makamı olduğunu,
2. Davacının belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığından kıdem tazminatına hak kazanamadığını,
3. Davacının ücretinin hatalı belirlendiğini,
4. Davacıya yol ve yemek yardımı yapılacağına dair herhangi bir düzenleme bulunmadığını,
5. Faiz talebi, oran ve başlangıç tarihinin hukuka aykırı olduğunu, akdin feshi tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
6. Müvekkili Kurum harçtan muaf olduğu hâlde aleyhine arabuluculuk giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, husumet, davacının emeklilik sebebine dayalı kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, kıdem tazminatına esas ücret seviyesi, faiz ve yargılama giderleri noktasındadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 120. maddesi yollamasıyla hâlen yürürlükte olan mülga 1475 sayılı Kanun'un 14/1-(4) hükmünde, işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla ayrılması hâlinde, kıdem tazminatına hak kazanılabileceği hükme bağlanmıştır. O hâlde anılan hüküm uyarınca, fesih bildiriminde bulunulabilmesi için işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik, malullük ya da toptan ödemeye hak kazanmış olması şarttır. Bundan başka işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa bahsi geçen işlemler için başvurması ve bu yöndeki yazıyı işverene bildirmesi gerekir. Böylece işçinin yaşlılık, emeklilik, mamullük ve toptan ödeme yönlerinden bağlı bulunduğu mevzuata göre hak kazanıp kazanmadığı denetlenmiş olur. İşçi tarafından bağlı bulunduğu kurum ya da sandıktan tahsise ya da tahsis yapılabileceğine dair yazının işverene bildirildiği anda işverenin kıdem tazminatı ödeme yükümü doğar. Faiz başlangıcında da bu tarih esas alınmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta iş sözleşmesinin 20.03.2024 tarihinde davacı tarafından sonlandırıldığı sabittir. Davacı iş sözleşmesini emeklilik nedeniyle sona erdirdiğinden kıdem tazminatına yürütülecek olan faiz başlangıç tarihi bakımından emekliliğe ilişkin belgenin işverene verilip verilmediği önemlidir. Davacının emeklilik sebebi ile iş sözleşmesini sonlandırdığını ve Kuruma başvurduğunu davalı Bakanlığa belgelediği ispatlanamadığından kıdem tazminatına temerrüt tarihi olan arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken fesih tarihinden itibaren faiz işletilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “fesih tarihi olan 20/03/2024" ibaresinin çıkartılarak yerine “arabuluculuk son tutanak tarihi olan 25.04.2024" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.