MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/56 E., 2025/274 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin topoğraf olarak davalı Şirketin yurt dışında bulunan şantiyelerinde 30.04.2015-02.09.2017 tarihleri arasında en son 3.200,00 USD ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, haftanın altı günü 07.00-19.00 saatleri arasında, ayda iki pazar günü ise 07.00-17.00 saatleri arasında çalıştığını ileri sürerek fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, iş sözleşmesinin geçerli nedenle sonladırılarak davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapıldığını, en son aylık 3.200,00 USD ücret ile çalıştığını, işyerinde su baskını olduğunu ve davacının belgelerinin de bu nedenle zayi olduğunu, taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir,
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.05.2022 tarihli kararı ile; davacının 30.04.2015-02.09.2017 tarihleri arasında en son aylık net 3.200,00 USD ücret ile çalıştığı, geçerli şartları taşımayan ibranameye değer verilmediği, tanık beyanları doğrultusunda davacının haftalık 19,5 saat fazla çalışma yaptığı, Ramazan bayramının ilk günü ve Kurban bayramının ilk 2 günü harici genel tatil çalışması ve ayda 2 hafta tatilinde çalışıldığı, dosyaya sunulan bordrolarda tahakkuk bulunmadığı belirtilerek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 10.05.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 12.06.2024 tarihli kararı ile; davacı işçinin davalı işverenlik nezdinde 30.04.2015-02.09.2017 tarihleri arasında 2 yıl 4 ay 3 gün süre ile çalıştığı, son ücretinin aylık net 3.200,00 USD olduğu, dosyaya sunulan 30.08.2017 tarihli ibranamenin geçerlilik şartlarını taşımadığı, ayrıca anılan ibranamenin iş sözleşmesinin fesih tarihinden önce düzenlendiği, bu nedenle ibranameye değer verilemeyeceği, davacının fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili alacağı bulunduğunu kanıtladığı, buna karşın işverence karşılığının ödendiğinin usulünce ispat edilemediği, İlk Derece Mahkemesince anılan alacak kalemlerinde uygulanan 1/3 oranındaki indirimin makul olduğu, davacı tanıklarından birinin davacı ile menfaat birliği içinde olmasının diğer tanık beyanının içeriği ve dosya kapsamındaki diğer delillerin başkaca delil niteliği taşıması nedeniyle hükme esas alınmasına engel teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.06.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacı ile menfaat birliği içerisinde olmayan davacı tanığı R.B. ile davalı tanığının beyanı birlikte değerlendirilerek fazla çalışma ücreti alacağının tespiti gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma kararı doğrultusunda davacı ile menfaat birliği içerisinde olmayan tanıkların beyanları dikkate alınarak hazırlanan bilirkişi ek raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yalnızca davalılara karşı davası olması sebebiyle bir tanığın ifadesinin hiçbir şekilde değerlendirmeye tâbi tutulmamasının usul ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının ücretinin her nevi çalışmalarını kapsar şekilde ve asgari ücret ile Ülkemiz şartlarının çok üzerinde her iki yanın imzasını içerir yazılı belgeler ile kararlaştırıldığını, tarafların bu yöndeki yazılı ortak iradeleri göz ardı edilerek fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı hesaplanmasının hatalı olduğunu,
b. Davacıya yapılan tüm ödemelerin banka kanalı ile yapıldığını, bordroların tamamının banka kayıtları ile uyumlu olduğunu,
c. Hükme esas alınan rapor içeriğinde bilirkişi tarafından yerleşik içtihatlara aykırı olacak şekilde fazla çalışma hesabının yapıldığını, salt davacı tanık beyanlarına dayanılarak hesaplanan fazla çalışma saatinin 18 saatten fazla olamayacağını,
d. Yapılan indirim oranının yetersiz olduğunu
e. Faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; fazla çalışma ücreti alacağının ispatı ve hesabına ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.