MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2008 E., 2025/2396 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaraereğlisi 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2024/680 E., 2025/201 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılardan ... (.. Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... (...) nezdinde değişen alt işveren Şirketler bünyesinde çalıştığını, davacının emir ve talimatları ... yetkililerinden aldığını, buna rağmen ...'ın muvaazalı olarak ... Kurumu kayıtlarını başka firmalar üzerinden yaptırdığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak sona erdirildiğini, çalışma sisteminin 7 gün çalışma 7 gün dinlenme şeklinde olduğunu, hafta tatilini kullanmadığını, resmî tatillerde çalışmaya devam ettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil, hafta tatili, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı .. Şirketi vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davalı Şirketin işçi temin etmekten başka bir sıfatı olmadığını ve işçiye emir ve talimat verme yetkisinin de olmadığını, bu sebeplerle işveren sıfatının bulunmadığını, davacının talep ettiği alacaklardan sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının 854 sayılı Deniz İş Kanunu (854 sayılı Kanun) kapsamında çalıştığını, 854 sayılı Kanun'da alt işveren asıl işveren ilişkisinin tanımlanmadığını, ...'a husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3. Davalı ... (...) vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
4. Davalı .. Gıda Tarım Ürünleri İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. (.. Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, davacı ile devam eden iş sözleşmesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
5. Davalı ... (.. Şirketi) cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun (4734 sayılı Kanun) 62/1-(e) hükmünde ve 01.02.2018 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikten sonra da 4734 sayılı Kanun'un 2. maddesi kapsamında kamu iktisadi teşebbüsü olan davalı ...'ın, aynı Kanun'un 62/1-(e) hükmüne göre personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı yapabilmesinin mümkün olduğu, gemiadamı davacının yaptığı işin yardımcı iş niteliğinde olduğu, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı bir ilişki olmadığı bu nedenle davalı ...'ın dava konusu işçi alacaklarından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın ... yönünden husumetten reddine, davalı .. Şirketi yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılardan .. Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararında açıklandığı gibi davacının yaptığı işin yardımcı iş niteliğinde olduğu, Mahkemenin bu yöndeki değerlendirmesinin yerinde bulunduğu, dolayısıyla Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2023/14506 Esas, 2023/19302 Karar sayılı kararında belirtilen hususlar da dikkate alındığında davalı ... yönünden davanın reddinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı, buna göre tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, dayandıkları belgeler, dosya kapsamı, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesi, dava şartları, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeler dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı .. Şirketi vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı müvekkilinin, çalışma süresinin tamamı boyunca davalı ... bünyesinde tüm emir ve talimatları ... yetkililerinden alarak çalışmasına rağmen kayden muvazaalı olarak alt işverenler nezdinde sigorta bildirimlerinin yapıldığını, işverenler arasında muvazaalı hizmet alımı olması ve davacı müvekkilinin işçi teminine yönelik hukuki ilişki çerçevesinde istihdam edilmesi nedeniyle ...'ın dava konusu işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı .. Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;
a. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından asıl işveren alt işveren ilişkisine dair 854 sayılı Kanun'un irdelenmediğini,
b. Müvekkili ile ... arasında akdedilen hizmet alım sözleşmelerinde dahi çalıştırılacak personelin kıdem tazminatından ve işçilik alacaklarından ...'ın sorumlu olduğu düzenlenmiş olmasına rağmen Mahkeme tarafından ... yönünden husumetten ret kararı verilmesinin isabetsiz olduğunu,
c. Fazla çalışma ücretinin hatalı hesaplandığını,
d. Hafta tatili ücretinin hatalı hesaplandığını,
e. Dava konusu iddiaları kabul etmemekle birlikte davacının iş sözleşmesinin müvekkili tarafından devir suretiyle sonlandırıldığını, işyeri devrinin gerçek anlamda bir fesih olmadığını,
f. Hükmedilen faizin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu işçilik alacaklarından davalı ...'ın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının hesaplanması ve faize ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı .. Şirketi vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla çalışma ücreti hesaplanırken bordrolarda ödenen fazla çalışma ücretinin mahsubu ile sonuca gidilmiştir. Davalı tarafça sunulan bordroların bir kısmında "fazla mesai (1)", "fazla mesai (2)", "fazla mesai (3)" ve "fazla mesai (4)" toplam başlıklarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bir kısım ödenen miktarların hatalı olarak rapora geçirildiği görülmektedir. Örneğin; Nisan 2020 bordrosunda "fazla mesai (3)" başlığı karşısında 6.897,66 TL tahakkuk bulunduğu, diğer başlıklarda "0" ve "fazla mesai yapmadı" olarak yazıldığı görülmektedir. Aynı dönem yönünden bilirkişi raporunda ödenen miktar olarak 3.448,83 TL kabul edilmiş 2.672,61 TL ödenmesi gerektiği kabulü ile hesaplama yapılmıştır.
Ayrıca, davalı tarafça sunulan bordroların bir kısmında "fazla mesai" sütunu bulunduğu ve altında "fazla mesai (1)" , "... R/T", "fazla mesai (3)" ve toplam başlıklarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bordrolarda yer alan "fazla mesai (1)" ile toplam miktarların uyuşmadığı görülmektedir. Örneğin; Mayıs 2018 bordrosunda "fazla mesai (1)" başlığı karşısında 1.148,40 TL tahakkuk bulunduğu, diğer başlıkların "0" olarak yazıldığı, toplamın ise 1.568,03 TL olarak belirtildiği görülmektedir. Aynı dönem yönünden bilirkişi raporunda ödenen miktar olarak 1.148,40 TL kabul edilmiş, ödenmesi gereken miktar olarak ise 818,12 TL hesaplanmıştır. Bordronun incelenmesinden, fazla çalışma sütunu altında toplam olarak belirtilen tutarın dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır.
Bu hâlde Mahkemece, davalı tarafça sunulan bordrolar incelenerek davacıya yapılan fazla çalışma ödemeleri ay ay tespit edildikten sonra sonuca gidilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ile ve hatalı tespitler içeren bilirkişi raporuna itibarla karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.