MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/229 E., 2025/339 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkete ait işyerinde 11.06.2019 tarihinde çalışmaya başladığını, hamile olan eşinin doğum sancılarının başlaması üzerine işverenden izin alarak eşinin yanına Van/Erciş'e gittiğini, 02.01.2020 tarihinde eşinin doğum yaptığını, 08.01.2020 tarihinde de bel fıtığı ameliyatı geçirdiğini, tüm bu gelişmeleri ve iyileştikten hemen sonra işine geri döneceğini davalı Şirket yetkililerine bildirmesine rağmen iş sözleşmesinin davalı Şirket tarafından 17.12.2019 tarihinde haksız olarak feshedildiğini, 03 (istifa) kodu ile ... Kurumuna (...) bildirildiğini, yapılan bu bildirimin hatalı olup gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek işten çıkış kodunun (04) olarak değiştirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının şantiye çalışanlarına işten ayrılarak memleketine gideceğini söylediğini, istifa dilekçesi vermesi gerektiğinin söylendiğini, ancak davacının dilekçe vermekten imtina ettiğini, davacının yıllık izne hak kazanmadığını, doğum öncesinde babalık izni hakkının da doğmadığını, izin almaksızın işten ayrılacağını beyan ederek şantiyeden ayrıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli kararı ile; iş sözleşmesinin istifa nedeni ile sona erdiğine ilişkin ispat külfetinin işverene ait olduğu, yazılı istifa dilekçesi sunulmadığı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 17.10.2024 tarihli kararı ile; tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.10.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, dosya kapsamında mevcut (03) kodunu içeren işten ayrılış bildirgesine göre fesih tarihinin 17.12.2019 olduğu, davacı işçinin eşinin doğum yaptığı 02.01.2020 tarihinden önceki dönemde, işverenden izin alarak işyerinden ayrıldığına yönelik herhangi bir delil sunamadığı, bu durumda iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından izinsiz ve mazeretsiz olarak, işi terk etmek suretiyle sona erdirildiği, işten ayrılış kodunun (04) olarak değiştirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma kararına uyulmasına karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının istifası söz konusu olmadığı hâlde işten ayrılış bildirgesinde gerçeğe aykırı olarak 03 (istifa) olarak bildirim yapıldığını,
2. Mahkemece verilen kararın hatalı olduğu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ...'ya bildirilen işten ayrılış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.