MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1504 E., 2025/1958 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/236 E., 2022/717 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette 01.12.1999 tarihinden 13.07.2014 tarihine kadar yönetmen olarak çalıştığını, müvekkilinin ilgili Kurumdan çalıştığı yıl ve sigortalılık süresi ile ilgili aldığı belge ile davalı Şirketten emeklilik nedeniyle hak etmiş olduğu kıdem tazminatını talep ettiğini, ancak müvekkiline kıdem tazminatının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 18.06.2014 tarihinde istifa etmek suretiyle iş sözleşmesini sona erdirdiğini, bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanmasının mümkün olmadığını, istifa etmesi nedeniyle ihbar tazminatı ödediğini, davacının müvekkili Şirket ile olan iş sözleşmesini istifa etmek suretiyle feshettikten sonra ...nezdinde çalışmaya başladığını, davacının haksız kıdem tazminatı talebinin reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile kıdem tazminatı hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 01.12.1999-13.07.2014 tarihleri arasında çalıştığı, davacı tarafça iş sözleşmesinin yaş hariç sigortalılık süresi ve prim gün süresinin doldurulması nedeniyle sona erdirildiğinin iddia edildiği, davalı tarafça sunulan 18.06.2014 tarihli yazılı dilekçe içeriğine göre davacının kıdem tazminatı ve sözleşme haklarının kendisine ödenmesi dikkate alınarak istifasının kabulünün talep edildiği, davacının gerçek iradesinin istifa olarak değerlendirilemeyeceği, davacının kıdem tazminatının ve sözleşme haklarının ödenmesi şartıyla istifa dilekçesi verdiğinin kabulü gerektiği, davacı tarafın istifa dilekçesi ekinde sunulan ... Bankası . ..... davacının hizmet süresine ilişkin hizmet belgesi, dava dosyası içerisinde yer alan davacıya ait ... Kurumu (...) kayıtlarına göre ilk sigortalılık başlangıç tarihi, davacının sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı birlikte değerlendirildiğinde, davacının yaş hariç 15 yıl sigortalılık süresi ve prim gün sayısını doldurmuş olduğunun anlaşıldığı, davacının davalı nezdindeki hizmet süresi de dikkate alınarak iş sözleşmesini yaş hariç 15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 prim gün sayısını doldurmuş olması nedeniyle sona erdirdiğinin kabulü gerektiği, davalı tarafça davacının ihbar tazminatı ödediği yönünde beyanda bulunulmuş ise de davacının Temmuz 2014 bordrosunun incelenmesinde, davalı tarafça davacıya ödenecek miktardan davalı tarafça ihbar borcu adı altında kesinti yapıldığının anlaşıldığı, 15 yıl sigortalılık süresi ve prim gün sayısına ilişkin Kurumdan alınacak belgenin davalı Şirkete sunulmasının zorunlu olmadığı, bunun faiz başlangıç tarihinin belirlenmesinde dikkate alınacağı, davacının davalı işyerinden ayrıldıktan sonra çalışmaya başladığı dava dışı ... ... ... yönetiminin 26.04.2017 tarihli ve 23.02.2022 tarihli yazılı açıklamaları dikkate alındığında davacının dava dışı Şirketten kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek ikale gereğince ayrıldığının anlaşıldığı, tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hâkiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına, hükme dayanak alınan bilirkişi raporuna göre, İlk Derece Mahkemesinin, davalı vekilinin tüm istinaf sebeplerini karşılar mahiyetteki karar ve gerekçesinin dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının emeklilik nedeniyle istifa etmediğini, ...’dan emekliliğini belirten yazıyla işverene başvurmadığını, davacının emeklilik tahsis başvurusunun bulunmadığını, istifa etmesi nedeniyle ihbar tazminatı ödediğini, davacının sigorta girişine göre kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, davacının başka bir iş bulması nedeniyle istifa ettiğini, kıdem tazminatının bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.