MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1183 E., 2025/1567 K.
DAVA TARİHİ : 18.12.2018
SAYISI : 2018/709 E., 2022/16 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 09.09.2015-23.11.2018 tarihleri arasında uluslararası tır sürücüsü olarak çalıştığını, aylık asgari ücret düzeyinde sabit ücret ve sefer başına sefer ücreti aldığını, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, davacının sefer ücreti alacağının bulunduğunu, yurt dışı seferlerine denk gelen tüm ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını, hizmet süresi boyunca yıllık ücretli izin kullanmadığını belirterek kıdem tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil, sefer ücreti, asgari geçim indirimi, yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 23.11.2018 tarihinde ameliyat olacağından bahisle iş sözleşmesini tek taraflı olarak usulsüz bir şekilde feshettiğini, davacının çalışmış olduğu dönemde davalı Şirketten almış olduğu avanslar sebebi ile işten ayrıldığı tarihte net olarak cari hesabında 3.804,00 TL borcunun bulunduğunu, bu borcun 460,00 Euro güvence bedeli ve Kasım ayı 23 günlük çalışma ücretleri düşüldükten sonra bakiye kalan meblağ olduğunu, davacının yalnızca yurt dışında bulunduğu zamanlarda ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını, ancak 1 Mayıs, yılbaşı ve hafta sonuna gelen günlerde Fransa'da tatil olması nedeni ile çalışmadığını, davacının yıllık ücretli izin kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Şirkete ait işyerinde 09.09.2015-23.11.2018 tarihleri arasında çalıştığı, fesih tarihindeki aylık ücretinin brüt 2.029,50 TL olduğu, iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği, davacının çalıştığı döneme ait ödenmeyen ücret, ulusal bayram ve genel tatil, sefer ücreti, asgari geçim indirimi, yıllık ücretli izin ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenlerle feshedildiği, aylık ücretin ve alacak kalemlerinin tanık beyanları ve delil durumuna uygun olarak tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesi hükmünde kıdem tazminatı dışındaki alacak kalemlerine temerrüt ve ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığını,
2. Davacının 1 Ocak, 1 Mayıs günleri ve haftasonları Fransa'da tatilde olması nedeniyle çalışmasının bulunmadığını,
3. Ücret alacağının bulunmadığını,
4. Ücret miktarının hatalı tespit edildiğini,
5. Sefer ücreti bakımından alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesini feshi, ücret miktarı, yıllık ücretli izin ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması noktasındadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.