MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/775 E., 2025/2110 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.07.2014-31.01.2016 tarihleri arasında davalının Cidde ve Dubai projelerinde inşaat formeni ünvanı ile çalıştığını, en son ücretinin aylık 2.500,00 USD olduğunu, iş sözleşmesinin haksız ve geçersiz olarak işverence feshedildiğini, çalıştığı dönemlerle ilgili olarak hak etmesine rağmen, iş sözleşmesinden kaynaklanan bir kısım tazminat ve ücret alacaklarının da tarafına ödenmediğini ileri sürerek dava konusu kıdem ve ihbar tazminatı, ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 16.06.2014-04.05.2015 tarihleri arasında müvekkili Şirketin Cidde projesinde formen olarak çalıştığını, tüm alacakları ödenip iş ilişkisi tasfiye edildikten sonra, yeni bir iş sözleşmesi ile müvekkili Şirketin Dubai projesinde 05.05.2015-31.01.2016 tarihleri arasında süpervizör olarak çalıştığını, bu son projedeki iş ilişkisinin, bir yıllık süre dolmadan karşılıklı mutabakat ile sonlandırıldığını, davacıya Cidde projesi sonunda kıdem tazminatı olarak 4.962,33 SAR ödeme yapıldığını, davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil alacakları ile ihbar tazminatı talepleri yönünden müvekkili Şirketi ibra ettiğini, davacı tanıklarının davacı ile menfaat birliği içinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2018 tarihli kararı ile; dava konusu kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı taleplerinin kısmen kabulüne, ücret alacağı talebinin ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 10.02.2022 tarihli kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarakyeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.02.2022 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, taraflar arasında bir hukuk seçimi anlaşması bulunduğundan davacının 01.07.2014-04.05.2015 tarihleri arasındaki çalışması yönünden Suudi Arabistan hukukunun, 05.05.2015- 31.01.2016 tarihleri arasındaki çalışması yönünden Dubai hukukunun uyuşmazlığa uygulanması gerektiği gerekçesiyle bozma nedenine göre sair temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.10.2022 tarihli kararı ile; hukuk seçimine ilişkin hükümlerin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin hükümler karşısında geçerli kabul edilemeyeceği, fiilî uygulamanın Türk hukukuna göre olduğu ve iş sözleşmesindeki hukuk seçimine ilişkin hükmün taraflarca uygulanmadığı, taraflar açısından sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğu gerekçesiyle önceki hükümde direnilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.10.2022 tarihli direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.05.2023 tarihli kararı ile; direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli kararı ile; davacının 01.07.2014-04.05.2015 tarihleri arasında Suudi Arabistan'da geçen çalışma dönemi yönünden Suudi Arabistan Hukukunun ve 05.05.2015-31.01.2016 tarihleri arasında Dubai'de geçen çalışma dönemi yönünden Dubai hukukunun uygulanması yönünden bilirkişiden rapor alınması yoluna gidildiği, davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve ücret alacağı taleplerinin reddine, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, dosyada tamamı menfaat birliği içindeki tanıkların anlatımından başka delil bulunmadığı, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı taleplerinin somut, inandırıcı ve yeterli delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Yabancı hukukun uygulanmasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na aykırı olduğunu,
2. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 27/1 hükmünün Anayasa Mahkemesince iptaline karar verildiğini, iptaline karar verilen kanun maddeleri doğrultusunda yapılan yargılama ve verilen hükmün müvekkili davacı aleyhine sonuç doğurmasının usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu,
3. Bilirkişilerin yeterli olmadığını, davanın reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı noktasında toplanmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.