MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2393 E., 2025/2755 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 15. İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/22 E., 2025/346 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; İzmir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün ... sayılı yazısı ile verilen 2.267,760 TL idari para cezasının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; işyerinde yapılan incelemede 2024 yılı Mahalli İdareler seçiminden sonra ... Sendikasından istifa eden ve istifalarının ertesi günü ... Sendikasına üye olan, ... ... Kurumu (...) sicil numaralı işyerinden bildirilen 29 işçi, .... sicil numaralı işyerinden bildirilen 38 işçi, ... ... sicil numaralı işyerinden 67 işçi,...., sicil numarasından bildirilen 126 işçi, .... sicil numarasından bildirilen 4 işçi olduğunun tespit edildiğini, bu işçilere sendika üyeliğinden ayrılmaları hususunda baskı/yönlendirme yapıldığı kanaatine varıldığının Bakanlıkça yapılan teftiş sonucunda düzenlenen raporda belirtildiğini ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 19. maddesine muhalefet hâlinden, aynı Kanun'un 78/1-(c) hükmü gereğince idari para cezası uygulandığını, müfettiş tespitinin aksinin ispat edilemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu idari para cezasının dayanağı olan teftiş raporunda sendikal baskının bulunup bulunmadığı yönünde beyanları alınan işçilerin tamamının bu yönde bir baskının bulunmadığını ifade ettikleri, Mahkemece beyanları alınan işçilerin de baskı olduğuna yönelik bir beyanda bulunmadıkları, davaya konu teftişin ... Sendikasının 16.05.2024 tarihli dilekçesine istinaden 14.08.2024 tarihinde başlatıldığı, ... Sendikası tarafından 03.03.2025 tarihinde yapılan yetki tespiti başvurusuna Bakanlıkça 12.03.2025 tarihinde olumlu yetki tespiti yazısı ile yanıt verildiği ve davacı işyerinde toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin ... Sendikası ile devam ettiği, iş müfettişleri tarafından ifadeleri alınan işyeri çalışanlarının ve Mahkemece dinlenen tanık beyanları, yerel seçimler sonrası davacı Şirketten sendikal nedenle iş sözleşmesi sonlandırılan işçinin bulunduğunun tespit edilemediği hususları bir bütün hâlinde değerlendirildiğinde, yerel seçimler sonrası davacı işyerinde çalışan işçilerin bir kısmının ... Sendikasından istifa ederek Genel İş Sendikasına üye oldukları tespit edilmiş ise de davacı Şirketin, işçilere sendikal baskı uyguladığına ve 6356 sayılı Kanun'un 19/1 hükmüne aykırı davrandığına dair delil elde edilemediği, davalı İdare işleminin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davalı İdare tarafından verilen idari para cezasının iptaline karar verilmesinin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İş müfettişlerince işyerinde yürütülen teftiş esnasında alınan işçi ifadelerinde işçilere sendika üyeliğinden ayrılma gerekçeleri sorulduğunda bu hususa cevap veremediklerini, cevap vermekte zorlandıklarının gözlemlendiğinin raporda belirtildiğini, bu süreçte tek geçim kaynakları ücret geliri olan işçilerin bunu kaybetme korkusu ve çekincesiyle bu biçimde beyanda bulunabileceklerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini,
2. Toplu iş sözleşmesi imzalamış bir sendikadan başka bir sendikaya yerel seçimler sonrası toplu bir şekilde gelir kaybı yaşayacağını bilerek işçilerin istifalarını verip toplu iş sözleşmesi tarafı olmayan başka bir sendikaya geçmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
3. İşyerlerinde işçilerin sendika üyeliğinden ayrılıp, yeni bir sendikaya üye olmalarının müdahâle sonucunda oluştuğunu,
4. İş müfettişlerince tutulan tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, aksinin ancak yazılı delille kanıtlanabileceğini, dava dilekçesinde ileri sürülen soyut iddialardan başka somut bilgi ve belge sunulamadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun'un 19. maddesine muhalefet nedeniyle aynı Kanun'un 78/1-(c) hükmü gereğince uygulanan idari para cezasının iptaline ilişkindir.
1. Öncelikle belirtmek gerekir ki "... Turizm Enerji Organizasyon İnsan Kaynakları Tarım Temizlik Güvenlik Taşımacılık İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ" olan davacı ünvanının Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında "... İnş San ve Tic AŞ" şeklinde yazılması, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün maddi hata niteliğindedir.
2. Dosya içeriğinden, 23.08.2024 tarihli, 14.10.2024 düzeltme tarihli ve ... No.lu raporda Çalışma ve ... Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından; "İşyerinde yapılan incelemede 2024 yılı mahalli idareler seçiminden sonra ... Sendikasından istifa eden ve istifalarının ertesi gün ... Sendikasına üye olan, ..., ... sicil numaralı işyerinden bildirilen 29 işçiye, ..., ... sicil numaralı işyerinden bildirilen 38 işçiye, ... ... sicil numaralı işyerinden 67 işçiye, ..., .... sicil numarasından bildirilen 126 işçiye, ..., ... sicil numarasından bildirilen 4 işçiye sendika üyeliğinden ayrılmaları hususunda baskı/yönlendirme yapıldığı kanaatine varılmıştır. İşverenlik hakkında 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 19. maddesine muhalefet halinden, aynı Kanunun 78/1-c maddesi gereğince işçi başına 8.590,00 TL'den (2024 yılı yeniden değerleme oranına göre) 264 işçi için toplam 2.267.760,00 TL (ikimilyonikiyüzaltmışyedibinyediyüzaltmış) idari para cezası uygulanması gerekmektedir." değerlendirilmesinde bulunulduğu, İzmir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından da belirlenen idari para cezasının davacı Şirkete tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, Çalışma ve ... Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca düzenlenen rapor neticesinde tanzim edilen idari para cezasının iptaline yönelik işbu davanın, Çalışma ve ... Bakanlığı aleyhine açılması gerekirken Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilmesi hatalı olmuştur. Çalışma ve ... Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca düzenlenen rapor sonucunda idari para cezasının Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından verilmesi ve davacı Şirkete bildirilmesi nedeniyle davanın yöneltileceği taraf bakımından kabul edilebilir bir yanılgıdan söz edilmesi mümkündür. Bu nedenle davacı tarafa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124. maddesi uyarınca taraf değişikliği talebinde bulunup bulunmayacağı hususu sorularak talepte bulunulacağının belirtilmesi durumunda, uygun bir süre verilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.