MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/501 E., 2025/563 K.
DAVA TARİHİ : 16.09.2016
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işveren nezdinde 2012 yılından itibaren çalıştığını, iş sözleşmesinin 19.08.2016 tarihi itibarıyla haksız şekilde feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine, boşta geçen süre için dört aylık ücret kadar ve işe başlatılmaması hâlinde sekiz aylık ücrete kadar tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya bakmakla görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, fesin haklı olduğunu ve davanın reddedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.05.2017 tarihli kararı ile; davalının, ... . Olağanüstü Hâl İl Bürosunun 17.08.2016 tarih ve 8175 sayılı yazısı neticesinde davacının iş sözleşmesini feshettiği, bu durumda davalı tarafa yüklenecek bir kusurun olmadığı, ayrıca davacının bu durumunun iş barışını ve işyerinin işleyişini olumsuz yönde etkileyecek bir yönü olduğu, işverenin işçi ile çalışma ilişkisini sürdürmesinin beklenemeyeceği, davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 09.05.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2017 tarihli kararı ile; davalı Vakfın 18.08.2016 tarih ve 29/04 sayılı kararı ile 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (667 sayılı KHK) kapsamında davacının iş sözleşmesine son verildiği, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(g) hükmünde belirtilen usule göre çıkarılan davacının 667 sayılı KHK'nın 4/2 hükmü gereğince bir daha kamu hizmetinde doğrudan ya da dolaylı olarak çalıştırılamayacağı hükme bağlandığından davacı tarafından açılan bu işe iade davasında feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığının denetiminin yapılamayacağı, bu sebeple davacı istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararının bu gerekçelerle sonuç olarak yerinde olduğu, ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b(2) hükmü uyarınca kararın kaldırılarak gerekçe yönüyle düzeltilerek yeniden davanın reddine dair karar verildiği, belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2017 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince, somut uyuşmazlıkta dosya kapsamında yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı, davacı hakkında; idari soruşturma evrakları, organize suçlar ve istihbarat ile ilgili birimlerden, Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumundan varsa davacı ile ilgili belgelerin istenilmesi, ... hesabı olup olmadığı, varsa hesap hareketlerinin dosyaya celbi, davacı hakkında adli soruşturma ile ceza davası olup olmadığı, Devlet aleyhine faaliyette bulunduğu tespit olunan vakıf, dernek ve gazetelere üyeliği olup olmadığının araştırılması ve toplanan delillere göre işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararına uygun değerlendirme yapılarak davanın kabulüne ve feshin geçersizliğine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını,
2. İdare mahkemesinin görevli olduğunu,
3. İşyerinde fesih tarihinde aynı iş kolunda 30 işçiden fazla çalışan olup olmadığının araştırılmadığını,
4. İşe iade sonrası tespit edilen tazminatların miktar olarak hesaplanmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshi ile işe iadesine karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.