MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/126 E., 2025/365 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar ..İnşaat Temizlik Nakliye Gıda Petrol San. Tic. Ltd. Şti., ... Yapı Tekstil Gıda Turizm Madencilik San. Tic. Ltd. Şti. ve .. İnşaat Elektrik Yol Yapım ve Bakım Hizm. San. Tic. Ltd. Şti.nin (davalı Şirketler) oluşturduğu adi ortaklık ile müvekkilinin üyesi olduğu Yol, Yapı ve İnşaat İşçileri Sendikası arasında toplu iş sözleşmeleri görüşmeleri sırasında Yüksek Hakem Kurulunun 12.09.2019 tarihli ve 2019/255 Esas, 2019/398 Karar sayılı kararı ile toplu iş sözleşmesinin uygulanmaya başlandığını, davacının sendika üyesi olduğunu, toplu iş sözleşmesinde düzenlenen alacakların işverence hiç ödenmediğini ileri sürerek yemek yardımı, yakacak yardımı, ... harçlığı, direksiyon primi, ikramiye ve ücret farkı alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesi kapsamında İdareye yöneltilemeyeceğini, davacının İdarenin çalışanı olmadığını, davalı Kurumun işinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na göre yapım işi olduğunu, firma işçilerinin Kurum işçileri ile birlikte çalışmadıklarını, yüklenici firmanın Kurumdan farklı yerde kendi şantiyesi, şantiye şefi, şantiye teknik personeli ve yönetici ekibinin bulunduğunu, iş ile ilgili her türlü emir ve talimatın yüklenici tarafından verildiğini, taleplerin 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 39. maddesindeki şartların gerçekleştiği tarih ve arabuluculuğa başvurulduğu tarih ile sınırlı olduğunu, davacının ancak yasal faiz talep edebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Şirketler vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikte husumetten reddi gerektiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının rutin yol bakım ve onarım ile kar ve buz mücadelesi yapılması işi kapsamında Karayolları Bölge Müdürlüğüne bağlı olarak çalıştığını, iş ile ilgili emir ve talimatları Kurumdan aldığını, davacının çalışma düzeni ve çalışma saatlerinin ... tarafından belirlendiğini, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını, davacının sendika üyeliğinin devam edip etmediği, üyeliği sona ermiş işe hangi tarihte son bulduğunun tespitinin gerektiğini, davacının çalıştığı işyerinin toplu iş sözleşmesi kapsamında bulunmadığını, davacının toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.01.2024 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 10.01.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin 25.10.2024 tarihli kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 25.10.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek ... tarafından 12.09.2019 tarihinde karara bağlanan toplu iş sözleşmesinin 26. maddesinin; "Şoför, operatör ve yardımcılarına fiilen çalışılan günler için 2 (-iki) TL/gün direksiyon primi verilir." şeklinde olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda direksiyon primi alacağı hesaplanmış ise de dosya kapsamında davacının şoför, operatör veya yardımcısı olarak çalıştığını gösterir bir delil bulunmadığı, ... Kurumu kayıtlarında ise davacının meslek adının, karayolu bakım işçisi olarak bildirildiği, açıklanan nedenle sözü edilen alacak kalemi bakımından verilen kararın eksik incelemeye dayalı olduğu, direksiyon primi ödenmesi için gerekli koşulların bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmaya uyularak yapılan yargılamada; davacıya zimmetlenen araca dair zimmet kağıtlarının dosyaya sunulması için davalılara müzekkere yazıldığı, cevap verilmemesi nedeniyle 26.09.2025 tarihinde tekid yazısı yazıldığı, ancak davalılarca cevap verilmediği, davacı tarafça da başkaca bir delil ile davacının şoför, operatör veya yardımcısı olarak çalıştığı ispatlanamadığı, bu nedenle davacının direksiyon primi alacağının reddi gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davalı İdarenin ihale makamı olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini,
2. Mahkemece hükmedilen faiz oranlarının ve faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu,
3.Hükmedilen vekâlet ücretlerinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; direksiyon primi alacağına ve vekâlet ücretine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.