MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2508 E., 2025/4551 K.
SAYISI : 2025/182 E., 2025/150 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ... ... Nak. Gıda ve Hay. San. ve Tic. Ltd. (... Şirketi) nezdinde 19.08.2014 tarihinde çalışmaya başladığını ve emeklilik tarihi olan 06.03.2023 tarihine kadar kesintisiz şekilde şoför olarak çalıştığını, davacının işyerinde asgari ücret ile çalıştığını, asıl işin sahibi asıl işverenin diğer davalı Müdürlük olduğunu, davacının iş sözleşmesi emeklilik nedeniyle sonlandığından kıdem tazminatına hak kazandığını, davacının yıllık izinlerini kullanmadığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, fazla çalışma yaptığını belirterek kıdem tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... (...) vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davalı Müdürlüğün davacının işçilik alacaklarını ödemek gibi bir yükümlülüğünün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Şirketi, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı ...'in asıl işveren diğer davalının alt işveren olarak bulunduğu işyerinde şoför olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin emeklilik sebebiyle feshedildiği, davacının kullanmadığı yıllık izinlerinin bulunduğu, tanık beyanlarına göre davacı işçinin hafta tatili kullandığı kasım, aralık, ocak ve şubat aylarında haftada 19 saat fazla çalışma yaptığı, hafta tatilini kullanmadığı mart, nisan, mayıs, haziran, temmuz, ağustos, eylül ve ekim aylarında 21,5 saat fazla çalışma yaptığı, yine davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, davalı ... süresinde zamanaşımı def'inde bulunduğundan davalı ...'in sorumluluğunun zamanaşımından sonraki dönem ile sınırlı tutulması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, davalı ...'in asıl işveren diğer davalının alt işveren olarak bulunduğu işyerinde şoför olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin emeklilik sebebiyle feshedildiği, tanık beyanlarına göre davacı işçinin hafta tatili kullandığı kasım, aralık, ocak ve şubat aylarında haftada 19 saat fazla çalışma yaptığı, hafta tatilini kullanmadığı mart, nisan, mayıs, haziran, temmuz, ağustos, eylül ve ekim aylarında 21,5 saat fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, davacının yıllık ücretli izin hakkı bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davanın davalı Müdürlük yönünden husumet yokluğundan reddi gerektiğini,
b. Davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacı tanıklarının aynı mahiyette işçilik alacakları davalarının bulunduğunu, beyanlarına itibar edilemeyeceğini,
b. Davacının yıllık ücretli izinlerini kullandığını,
c. İndirim oranının daha yüksek olması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu alacakların ispatı ve hesaplanması ile davalıların sorumluluğu noktasındadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.