MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1954 E., 2025/1702 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 22. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/513 E., 2022/490 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 22.07.2016-30.12.2018 tarihleri arasında davalının yurt dışındaki cami inşaatında aşçı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir neden olmadan feshedildiğini, ödenmeyen alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yazılı olarak istifa ederek işyerinden ayrıldığını, ibraname imzaladığını, alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı nezdinde, .. Cumhuriyeti'nde 22.07.2016-30.12.2018 tarihleri arasında aşçı olarak çalıştığı, davacının el yazısı ile yazdığı istifa dilekçesi ile iş sözleşmesini sona erdirdiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığı, davacı fazla çalışma yaptığını, ulusal ... ve genel tatil ile hafta tatillerinde çalıştığını ispat edemediğinden bu alacaklarının reddi gerektiği, ödenmeyen yıllık izin ücreti alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kanuna ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının istifa etmediğini, yurt dışındaki çalışmaların bitmesinden dolayı işten çıkarıldığını, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığını,
2. Tanık beyanlarıyla davacının fazla çalışma yaptığı, ulusal ... ve genel tatil ile hafta tatillerinde çalıştığı hususunun sabit olduğunu, yurt dışında çalışması nedeniyle tanık beyanından başkaca delil olmamasının olağan olduğunu, davacının aşçı olduğu ve yurt dışında çalışan işçilerin barınma ve yemek ihtiyaçlarının işveren tarafından karşılandığı dikkate alındığında tatil günlerinde de çalışmaya devam ettiğinin kabulü gerektiği,
3. Yıllık izin alacağının hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshi, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil, hafta tatili ile yıllık izin ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığı ve yıllık izin ücreti alacağının hesaplanmasına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut uyuşmazlıkta hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 40 gün izne hak kazandığı, 15 gün izin kullandığı, 24 günlük izin ücreti karşılığının ödendiği, böylece 1 günlük izin ücretine hak kazandığı kabulüyle hesaplama yapılmış olup yapılan hesaplama hatalıdır. Bizzat davalı tarafından dosyaya sunulan davacıya ait imzalı "yıllık izin talep formu" başlıklı belgede davacının hak edilen izin günü 60 gün olarak belirtilmiş, altına da "izin ücret olarak ödenecektir" ibaresi yazılmıştır. Dosya kapsamındaki belgelerden davacının 24 günlük izin ücretinin ödendiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafından sunulan bu belgeden davacının 60 gün izin hakkının bulunduğu anlaşılmakla, ödenen miktar ve davacının 15 gün izin kullandığına ilişkin beyanı dikkate alınarak yapılacak hesaplama doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.