MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1640 E., 2025/1536 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/61 E., 2023/282 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 10.08.2008-10.12.2020 tarihleri arasında çalıştığını, alacaklarının ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, hak kazandığı prim ve sosyal yardım alacaklarının da ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil ile hafta tatili ücreti, prim ve sosyal yardım ücreti (Cumhuriyet altını) alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesini haklı ve geçerli neden olmadan feshettiğini, çalışmalarının karşılığının ödendiğini, ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 10.08.2008-10.12.2020 tarihleri arasında çalıştığı, iş sözleşmesini işçilik alacaklarının ödenmemesi sebebiyle haklı nedenle feshettiğinden kıdem tazminatına hak kazandığı, ödenmeyen işçilik alacakları ile prim ve 2017 yılından itibaren her yıl bir kez ödenen Cumhuriyet altını alacağının ödenmediğinin sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; fazla çalışma alacağı bakımından hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan 1. alternatif 1. ihtimalli hesaplamada davacının yıllık 270 saatlik fazla çalışma ücretinin aylık ücretine dâhil olduğunun kabul edildiği ve davalının zamanaşımı def'i gözetilerek yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu; 28.10.2022 tarihli bilirkişi kök raporunda 2019 yılı Eylül ayı sonrası dönem için tanık beyanlarına göre aylık 39 saat fazla çalışma yapıldığı tespit edilmesine karşın hesaplamada bu sürenin sehven 16,5 saat olarak alındığı, söz konusu durumun açık bir hesap hatasına dayandığı ve davacı vekilinin de bu hatayı düzelterek dosya kapsamına uygun biçimde fazla çalışma alacağını talep ettiği anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının reddine karar verilmesi gerektiği, hüküm altına alınan diğer alacakların da dosya kapsamıyla örtüştüğü gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının ödenmeyen ücret alacağının bulunmadığını, kıdem tazminatına hak kazanmadığını, İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme yapıldığını, davacının işten ayrılmasındaki gerçek amacının yeni bir işte çalışmaya başlaması olduğunu,
2. Davacının üst düzey yönetici olarak çalıştığını, davacıya fazla çalışma yapması için talimat verilmediğini,
3. Davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarına göre yapılan hesaplamalara itibar edilmemesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlarının dikkate alınmadığını,
4. Fazla çalışma ücreti alacağının hatalı hesaplandığını, davacının yönlendirmesiyle karar verilemeyeceğini,
5. Davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında hukuki yararının bulunmadığını,
6. Hükmedilen faiz başlangıç tarihi ve faizlerin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davanın türü, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, yıllık ücretli izin, prim, sosyal yardım, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile hükmedilen faize ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince fazla çalışma alacağı bakımından; davacının günlük 11 ve gece 7,5 saati aşan çalışmalardan hareketle fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olan 22,5 saatinin mahsup edilemeyeceği itirazı reddedilerek, hesaplama denetime elverişli kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince ise bir yandan 28.10.2022 tarihli bilirkişi kök raporundaki 1. alternatif 1. ihtimalli hesaplamada davacının yıllık 270 saatlik fazla çalışmasının aylık ücretine dâhil olduğunun kabulüyle yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu belirtilmiş, öte yandan aynı raporda davacının 2019 yılı Eylül ayı sonrası dönem için aylık 39 saat fazla çalışma yaptığının tespit edilmesine karşın hesaplamada bu sürenin sehven 16,5 saat olarak alındığı, bunun açık bir hesap hatası oluşturduğu ve davacı vekilinin de bu hatayı düzelterek talepte bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı reddedilmiştir. Ne var ki Bölge Adliye Mahkemesinin bu değerlendirmesi hem hatalı hem de kendi içinde çelişkilidir.
Şöyle ki söz konusu kök rapordaki 1. alternatif 1. ihtimalli hesaplamada belge olan dönemler için belgelere, belge olmayan dönemler için tanık beyanlarına göre hesaplama yapılmış; 2019 yılı Ocak ayına kadar tek vardiyada aylık 15 saat, Ocak 2019 sonrasında ise iki vardiyalı sistemde aylık 39 saat fazla çalışma yapıldığı kabul edilmiştir. Bunun yanı sıra taraflar arasında 2017 yılı Ocak ayında imzalanan Personel Yönetmeliği'nde fazla çalışmanın aylık ücrete dâhil olduğunun kararlaştırıldığı görüldüğünden ücret içinde ödendiği anlaşılan 22,5 saatlik (haftalık 5,2 saat) fazla çalışma, ispatlanan fazla çalışma süresinden mahsup edilmiştir. Buna göre tanık beyanlarına dayalı 09.09.2019-10.12.2020 dönemi için aylık 39 saatten 22,5 saatin mahsubu sonucu aylık 16,5 saat fazla çalışmanın esas alınması dosya kapsamına uygundur. Dolayısıyla bu dönemde fazla çalışma süresinin 39 saat olması gerektiği itirazı ile bu yönde yapılan ıslahın dikkate alınarak karar verilmesi açıkça hatalı olmuştur.
Bu durumda Mahkemece, fazla çalışma alacağı bakımından 28.10.2022 tarihli bilirkişi kök raporundaki 1. alternatif 1. ihtimalli hesaplama esas alınarak hüküm kurulması gerekmektedir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.