MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1498 E., 2025/1529 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/789 E., 2023/165 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 18.01.2016 tarihinde arıtma bölümünde arıtma-filtre-pres operatörü olarak çalışmaya başladığını, davalı Şirket tarafından iş sözleşmesinin 30.06.2017 tarihinde sona erdirilmesi üzerine açtığı işe iade davasının kabul edildiğini ve kesinleştiğini, işe iade talebine rağmen işe başlatılmadığını, davalı ile .. Sendikasının taraf olduğu 01.02.2016-31.01.2018 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi mevcut olduğunu ve müvekkilinin davalı işverenliğin işyerinde işe başladığı tarihte .. Sendikası üyesi olduğunu, toplu iş sözleşmesinin 22/3 hükmünde belirtilen normal saat ücretinin 2/3'ü değil, normal saat ücreti üzerinden hesaplanarak ödenmesi gerektiğini iddia ederek iş güvencesi tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı, kıdem tazminatı farkı, ihbar tazminatı, ücret farkı alacağı, fark fazla çalışma, fark hafta tatili ile fark ulusal ... ve genel tatil ücret alacakları ile son aylık ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının geçici taşıma personeli kapsamında çalıştığından sendikal hak olarak sadece protokoldeki haklardan yararlanabileceğini, .. Fabrikası kapandığından davacının başlatılabileceği bir işyerinin bulunmadığını, davacının tüm ücret ve alacakları ödendiğinden talep ettiği bu alacaklarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, işe iade davası sonrası talep ettiği alacakların ise belirtilecek emsal işçilerin ücretleri dikkate alınarak ödenmesi gerektiğini, davacı ile imzalanan Protokol kapsamına göre davacıya bu taleplerinin normal ücretin 2/3'ü ödeneceği şeklinde anlaşmaya göre ücretinin tam ödenmiş olup herhangi bir fark ücret alacağı doğmadığını, taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işe başlatılmadığının sabit olduğu, davacının “geçici taşınma personeli” olarak çalıştığı ve belirtilen niteliğinin değişmediği, hâl böyle olunca protokolün 5. maddesi ve toplu iş sözleşmesinin 22. maddesinde yer alan ücrete ilişkin kararlaştırılan düzenlemenin eşitlik ilkesine aykırı olduğundan söz edilemeyeceği, dava konusu tazminat ve alacakların protokol ve toplu iş sözleşmesinde kararlaştırılan (normal ücretin 2/3’ü) ücret üzerinden hesaplanması gerektiği (Aynı yönde Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2021/4885 Esas, 2021/9066 Karar sayılı kararı), bilirkişi ek raporunun 1. alternatifinde yapılan değerlendirme ve hesaplamaların hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının fark ücret, fark fazla çalışma, fark hafta tatili ile fark ulusal ... ve genel tatil ücret alacaklarının reddi gerektiği gerekçesiyle fark hafta tatili, fark fazla çalışma, fark genel tatil, fark ücret alacağı talepleri reddedilmek ve diğer talepler hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aynı davalıya karşı açılan benzer davalara ilişkin Yargıtay kararında ücretinin 2/3 olduğunun kabulü ile hüküm kurulması gerektiğinin belirtildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının son ay bordrosundaki saat ücretine göre belirlenen ücrete işe başlatılmadığı tarihe kadar yapılan toplu iş sözleşmesindeki ücret artışlarının yansıtılarak işe başlatılmadığı tarihteki ücretinin usulüne göre belirlendiği, boşta geçen süre ücretindeki hesaplamanın geçersiz fesih tarihindeki ücretine göre hesaplandığı, iş güvencesi tazminatının davacının işe başlatılmadığı tarihteki belirlenen ücretine göre hesaplandığı, davacının ücretinin ve ihbara ilişkin hükümlerin protokol ve toplu iş sözleşmesinin 22. maddesinde düzenlendiği, bunlar haricinde toplu iş sözleşmesinde belirlenen haklardan yararlanacağı, bu nedenle ... harçlığı ve yılbaşı yardımından yararlanacağı, bu yardımların ihbar tazminatına esas ücretin belirlenmesinde, boşta geçen süre ücreti hesabında dikkate alınması gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamalarda bu hususların dikkate alınarak hesaplama yapıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Emsal Yargıtay kararları kapsamında ilgili kararlar kaldırılarak davaların reddine karar verildiğini, kararların kesinleştiğini, davaların konusu ve talep edilen alacak kalemlerinin birebir aynı nitelikte olup seri davalarda alacak kalemlerinin normal ücretin 2/3 oranında hesaplanması gerektiği kabul edilerek Yargıtay kararları kapsamında davaların reddine karar verilmesinin hukuka uygun olduğunu,
2. İşbu bozma kararlarında davacıların geçici taşıma personeli niteliğinin değişmediğini, dava konusu tazminat ve alacakların protokol ve toplu iş sözleşmesinde kararlaştırılan (normal ücretin 2/3) ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, işe iade kararı üzerine işe başlatılmayan davacının talep konusu tazminat ve ücret alacaklarının hesabına esas ücretinin tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.