MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1044 E., 2025/2325 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/302 E., 2025/26 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı (müteveffa) vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin fesih sonrası hak etmiş olduğu teşvik alacağının davalı Şirket tarafından ödenmediğini belirterek teşvik alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin kendi talebi doğrultusunda geçerli sebeple feshedildiğini, farklı kişilerden alınan duyumlar neticesinde davacının FETÖ/PDY terör örgütü yapılanmasıyla irtibatlı olduğuna dair şüphe oluşmuş ise de kesin kanaat olmadığından davacı hakkında bu aşamada herhangi bir fesih işlemi gerçekleştirilmediğini, konunun hassasiyeti gereği özellikle davacının pozisyonu da değerlendirilerek (İl Müdürü) hakkındaki iddialarla ilgili kendisi ile ilgili alınacak tedbirler (Şirket sistemlerine giriş yetkilerinin kaldırılması vb. konusunda) göz önüne alınarak davacıya konuyla ilgili bilgilendirme yapıldığını, davacının henüz hakkında Komisyon /İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünce bir karar verilmeden, Şirket içinde yapılacak tahkikatlar tamamlanmadan önce kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesi suretiyle iş sözleşmesinin feshedilmesini talep ettiğini, davacının teşvik alacağı adı altında talep ettiği ek menfaatin herhangi bir hukuki dayanağının bulunmadığını, karşılıklı anlaşarak sözleşmeyi sona erdirme talebinin davacıdan geldiğini, ek menfaat ödenmesine gerek bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kıdemi, eğitim durumu ve statüsü itibarıyla imzaladığı dilekçenin anlam ve sonuçlarını anlayabilecek durumda olduğu, ikale teklifinin davacı tarafça getirildiği, davacının kapsam dışı çalışan personel olduğu, bu kapsamda davacı gibi kapsam dışı personel olup teşvik ödemesinden yararlandırılan kişilerin işveren tarafından gönderilen ikale ve protokol kapsamında belgeler imzalayarak talepte bulunan kişiler olduğu, davacının işten ayrılışından sonra davacı gibi işten ayrılıp ödeme yapılan personel bulunduğunun da ispat olunamadığı, yapılan teşvik ödemesinin dönem dönem uygulandığı ve teşvik ödemesi şartlarını taşıyan ve işyerinde verimliliğin artırılması amacıyla teşvik ödemesinden yararlanacak şekilde işten ayrılmak isteyen kişilere ödendiği, iş sözleşmesinin sona erdirilmesi ikale talebinin davacıdan geldiği, işverence bu talep üzerine davacıya kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiği ve iş sözleşmesinin bozulması yönünde taraf iradelerinin birleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde müteveffa mirasçıları davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin davacının teklifi üzerine ikale ile sona erdiği, davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödendiği, davacının irade fesadı iddiasını ispat edemediği, davacının ikale teklifinde gerekçe olarak emeklilik sebebini değil başka bir işte çalışacağını gösterdiği, işverinin aldığı işletmesel kararın emeklilik gerekçesiyle işten ayrılanlarla ilgili olduğu, emsal gösterilen işçilerin davacı ile bir ilgisi bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, teşvik alacağının ödenmediğini,
2. Davalı Kurumun ilk olarak emekliliğe teşvik amacıyla bu ödemeyi düzenlediğini, sonrasında diğer çalışanlarında mağdur olmaması için iş sözleşmesi feshi gerçekleşen tüm çalışanlara bu ödemeyi yaptığını,
3. Davacının istifa dilekçesinin baskı ile alındığını, iradesini yansıtmadığını,
4. Tanık beyanları ile davacının iş sözleşmesinin kendisi tarafından kendi talebiyle sonlandırılmadığının kanıtlandığını,
5. İş sözleşmesi feshedilen çalışanlara teşvik ödemesi yapılmasının işyeri uygulaması hâline geldiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, işçinin teşvik alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.