MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/489 E., 2025/2154 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/243 E., 2024/5 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 13.10.2014- 06.04.2022 tarihleri arasında en son aylık net 4.553,83 TL ücret ile mobilya montaj ustası olarak davalı işyerinde çalıştığını ve iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, her ay bordroda yer alan fazla çalışma ücretinin göstermelik olduğunu ve her ay davacıya aynı tutarda ücret yattığını, davacının tüm çalışma süresi boyunca kış aylarında haftanın 6 günü 08.00-20.00 saatleri arasında, işlerin daha yoğun olduğu mayıs-ekim ayları arasında ise 08.00-23.00 saatleri arasında çalıştığını, davacının fazla çalışma ücretinin ödenmediğini, dinî bayramlar hariç tüm ulusal ... ve genel tatil günlerinin tamamında çalıştığını belirterek kıdem tazminatı, fazla çalışma ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının iş sözleşmesini feshinin haksız olduğunu, davacının fazla çalışmasının olmadığını, zaman zaman fazla çalışma yapması durumunda karşılığının ücret bordrolarında yansıtıldığını, müvekkili Şirketin mobilya mağazası olduğunu, işyerinin saat 09.00'da açıldığını, müşterilerin evine sevkiyata giden davacının 23.00'e kadar çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 13.10.2014-06.04.2022 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı, ücretinin net 4.553,83 TL olduğu, ödenmeyen işçilik alacakları bulunması nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, kış aylarında haftanın 6 günü 08.00-20.00 saatleri, mayıs-ekim ayları da dâhil olmak üzere yaz aylarında ise 08.00-23.00 saatleri arasında çalıştığı, davacının resmî bayramlarda çalıştığı, dinî bayramlarda ise çalışmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işverence imzalı ücret bordrolarında işçinin fazla çalışma ücreti talep etmesine engel olacak şekilde sembolik ve kendini tekrarlayan şekilde gösterildiği, gerçek durumu yansıtmadığı, bu nedenle bu aylarda fazla çalışma alacaklarının işçiye ödendiğinin düşünülemeyeceği, ücret bordrolarında temel ücretinin bir kısmının fazla çalışma adı altında tahakkuk ettirilmek suretiyle bordro hilesi yapıldığı, bu şekilde tespit edilen gerçek ücretin yerinde olduğu, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, bordro hilesi sebebiyle tahakkuk ve işveren kayıtlarına itibar edilemeyeceğinden tanıkla sonuca gidilebileceği, davacı ve davalı tanık beyanları doğrultusunda davacının kış döneminde haftalık 18 saat, yaz döneminde ise haftalık 33 saat fazla çalışma yaptığını, dinî bayramlar dışındaki ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispat ettiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının iş sözleşmesinin devamsızlığı nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini,
2. Bordo hilesi bulunmadığını,
3. Davacının fazla çalışma ile ulusal ... ve genel tatil alacaklarının bulunmadığını, kabul edilen çalışma saatlerinin gerçeği yansıtmadığını,
4. Davacıya ulaşım için bir araç ya da imkân sağlanmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, ücret ve giydirilmiş ücret miktarı, fazla çalışma ile ulusal ... ve genel tatil alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması hâlinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı hâlde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazı kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Aynı ispat kuralları hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücret alacakları için de geçerlidir.
Çalışma sürelerinin ispatı noktasında işverene karşı dava açan tanıkların beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerekir. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil alacaklarının ispatında salt davacı ile menfaat birliği içinde bulunan veya işverene karşı davası bulunan tanık beyanlarıyla sonuca gidilemez. Bununla birlikte başkaca delil ya da olgularla desteklenen bu tanık beyanlarına itibar edilmelidir. Bu çerçevede; işin ve işyerinin özellikleri, davalı tanıklarının anlatımları, iş müfettişinin düzenlediği tutanak veya raporlar ve aynı çalışma dönemi ile ilgili olarak söz konusu alacakların varlığına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları gibi hususlar başlaca delil ya da olgular olarak değerlendirilebilir.
Somut uyuşmazlıkta; davacının tanık beyanlarına göre kış aylarında haftanın 6 günü 08.00-20.00 saatleri arasında çalıştığı ve haftalık 18 saat fazla çalışma yaptığı, yaz aylarında ise haftanın 6 günü 08.00-23.00 saatleri arasında çalıştığı ve haftalık 33 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek fazla çalışma alacağı hesaplanmıştır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda, dosya içerisinde işyerindeki çalışma düzenini gösterir işyeri kayıtları bulunmadığından, davacının fazla çalışmalarının davacı tanık beyanlarına göre kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır. Dosya kapsamında dinlenen tanıkların beyanları, yapılan işin niteliği ve özellikle davalı tanık beyanı dikkate alındığında; davacının çalışmasının yaz aylarında haftanın 3 günü 23.00'e kadar uzadığı, diğer 3 günü ise 20.00'ye kadar çalıştığını ispatladığı kabul edilmelidir.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre ispatlanan çalışma düzeni ile yasal ara dinlenme sürelerine göre davacının, yaz aylarında haftalık 25,5 saat fazla çalışma yaptığı gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.