MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/589 E., 2025/2158 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. İş Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 29.01.2024
SAYISI : 2022/328 E., 2023/466 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkete bağlı kart dolumu yapan gişelerde gişe personeli olarak 07.10.2008-19.07.2022 tarihleri arasında çalıştığını, müvekkilinin iş sözleşmesine haksız olarak son verildiğini, davalı işyerinde 07.00-15.00, 15.00-23.00 saatleri arasında 2 vardiyalı sistemde çalışıldığını, müvekkilinin işyerinde son yıl çift vardiya olarak 07.00-23.00 saatleri arasında haftanın 7 günü çalıştırıldığını, müvekkilinin haftalık izinlerini kullanamadığını, tüm resmî tatil günlerinde çalıştığını, dinî bayramlarda ise yalnızca işyerinin kapalı olması durumunda bayramın ilk günü çalışmadığını, diğer günler çalıştığını, yıllık ücretli izinlerini kullanamadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil, yıllık ücretli izin, ücret ve asgari geçim indirim ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Şirkette yapılan hesap kontrolleri sonrasında davacı işçinin çalıştığı dönemde müvekkil Şirkete teslim etmesi gereken bilet dolum ücretlerinin bir kısmını teslim etmediğinin tespit edildiğini, davacıdan savunma istediklerini ancak davacı işçinin savunma vermeye gelmemesi üzerine iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebeple feshedildiğini, davacının fazla çalışma yapmadığını, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil günlerinde de çalışmadığını, davacının talep ettiğinde yıllık izinlerini kullandığını, kullanmadığı dönemlere ilişkin yıllık izin ücretlerinin de kendisine ödendiğini, davacının ödenmemiş ücret ve asgari geçim indirimi alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin davalı tarafça kanıtlanamadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının asgari ücret ile çalıştığı, bakiye yıllık ücretli izin hakkının bulunduğu, fazla çalışma yaptığı, dinî bayramların 1. günü dışında tüm ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalıştığı, hafta tatili günlerinde çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin 29.01.2024 tarihli ek kararı ile; temerrüt tarihinin 28.07.2022 yerine 28.07.2023 olarak hatalı yazılı gerekçesiyle hükmün tashihine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar davalı işverence davacı işçinin çalıştığı dönemde Şirkete teslim etmesi gereken bilet dolum ücretlerinin bir kısmını teslim etmediği gerekçesiyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği iddia edilmiş ise de bu hususu ispata yönelik yeterli delil sunulmadığı, neticede Mahkemece işveren feshinin haklı olmadığı gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu, ispat külfeti üzerine düşen davalı yanca yıllık izin kullanımına ilişkin olarak sunulan kayıtlar değerlendirilmek ve davacı asılın beyanı da alınmak suretiyle yıllık izin alacağı yönünden hüküm kurulmuş olduğu, davacının fazla çalışma yaptığına, hafta tatilleri ile ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalıştığına yönelik iddiasını ispat bakımından tanık deliline dayandığı, Mahkemece dinlenen davacı tanık beyanları dikkate alındığında, davacının çalışmasının son bir yıllık döneminde fazla çalışma yaptığı, hafta tatilleri ile dinî bayramların bir günü hariç ulusal ... ve genel tatil günlerinde de çalıştığı, söz konusu alacakların tanıkların davacı ile birlikte çalıştıkları süreler dikkate alınarak dosya kapsamına uygun şekilde belirlendiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını,
2. Dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını,
3. Davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini,
4. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil alacaklarının ispatlanamadığını,
5. Davacının kullanmadığı yıllık ücretli izin alacaklarının ödendiğini,
6. Mahkemece yapılan indirimin daha yüksek oranda olması gerektiğini,
7. Faiz oranlarına ve başlangıç tarihlerine itiraz ettiklerini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil, yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı, hesaplanması ile indirim oranı ve uygulanacak faiz noktalarındadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dairemizin yerleşik uygulaması uyarınca işçi muaccel alacaklarını tek tek belirtmek kaydıyla ihtarname ile işvereni temerrüde düşürebilir. Söz konusu ihtarnamede alacak miktarlarının belirtilmesi gerekmez. Dava tarihinden önce yürütülen arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma yapılamadığına dair düzenlenen son tutanak bu bağlamda değerlendirildiğinde, dava konusu alacakların dava tarihinden önce arabuluculuk aracılığıyla talep edilmesi karşısında davalı işverenin arabuluculuk son tutanak tarihi itibarıyla temerrüde düştüğünün kabulü gerekmektedir. Bu sonuç davalı işverenin usulüne uygun davet edilmesine rağmen arabuluculuk görüşmelerine katılmadığı durumlarda da geçerlidir.
Somut uyuşmazlıkta davacı taraf dava dilekçesinde kıdem tazminatı dışındaki alacak talepleri bakımından arabuluculuk son tutanak tarihi olan 23.08.2022 tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince 29.01.2024 tarihli ek karar ile; kıdem tazminatı dışındaki alacaklar bakımından temerrüt tarihinin 28.07.2022 olarak tashihine karar verilmiş ise de 23.08.2022 yerine 28.07.2022 tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması talep aşımı niteliğinde olup karar bu yönüyle hatalıdır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 29.01.2024 tarihli ek karar ile tashih edilen hüküm fıkrasında yer alan "28/07/2022" ibaresinin çıkarılarak yerine "23.08.2022" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.