MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/607 E., 2025/1949 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/307 E., 2022/482 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işveren yanında 25.08.1998 tarihinden 17.01.2020 tarihine kadar iç hizmetler şefi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin dosyaya sunulan fesih ihbarnamesi neticesinde haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin görev yaptığı süreçte maden mühendisi olması sebebiyle "açık hizmet daimi nezaretçilik hizmet sözleşmesi" kapsamında aynı zamanda daimi ve teknik nezaretçi olarak davalıya ait birçok ham madde ocağında görev yaptığını, davalı tarafça her bir ocak ve ruhsat numarası için ayrı ayrı hizmet sözleşmesi yapıldığını, işbu sözleşmeye dayalı olarak ücret alacaklarının doğduğunu ve ödenmediğini, müvekkilinin geriye dönük 5 yıllık dönemde alması gereken aylık ücretlerin tespiti ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, alacağın olmadığını, kabul edilse dahi zamanaşımına uğradığını, davacının iş sözleşmesinin ekonomik sebeplerden ötürü işletmesel kararla feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiği, ücretlerin banka yoluyla ödendiğini, Şirketin davacı yanca ibra edildiğini, davacının ücret ödemelerinin yapıldığı bankanın bilgilerinin sunulduğunu, davacının alacağının kalmadığını, öncelikle hak düşürücü süre sebebiyle davanın usulden reddini aksi durumda esastan reddine karar verilmesini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Şirkette 12.02.2018-16.07.2021 tarihleri arasında çalıştığı, ödenmeyen alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinin kabulü gerektiği, hafta tatillerinde çalıştığını ispatlayamadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının maden mühendisi olması sebebiyle davalıya ait hammadde ocaklarında görev yaptığı, her ocak ve ruhsat için sözleşme yapıldığını, davacının geriye dönük son 5 yıllık ücretinin ödendiğinin davalı tarafça ispat edilemediğini, bilirkişi raporunda zamanaşımı dikkate alınarak hesaplamanın yapıldığı, ıslaha karşı yapılan zamanaşımı def'inin Mahkemece resen hesaplama yapılmak suretiyle dikkate alındığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönden hukuka uygun olması sebebiyle davacı ve davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ıslah dilekçesindeki ücretin tamamen hüküm altına alınması gerektiğini ve kararın zamanaşımı yönünden hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Teknik nezaretçilik görevinin istifa ile sonlandırıldığı ve davacının Şirketi ibra ettiğini,
b. Davacının daimi nezaretçi görevinden yapmış olduğu istifasını bizzat sistem üzerinden yaptığı,
c. Davacının talebinin aşıldığını, 10.05.2019 tarihli açık hizmet daimi nezaretçilik hizmet sözleşmesi ile sınır olarak inceleme yapılması gerektiğini,
d. Hesaplamaların doğru olmadığını ve davacıya yapılan ödemelerin dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının çalışma dönemine ait ücret alacaklarının ispatlanmasına ve hesaplanmasına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.