MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/725 E., 2025/2129 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 30. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/576 E., 2024/906 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ...San. ve Tic. AŞ (... Şirketi) tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.08.2021 tarihli hizmet sözleşmesiyle ... 9 adlı gemide 01.08.2021 tarihinde baş mühendis olarak aylık 4.000,00 USD ücretle çalışmaya başladığını, bu sözleşme gereği 5,5 ay çalıştığını ve hâlihazırda gemide çalışırken 15.01.2022 tarihli hizmet sözleşmesini imzalayarak 6 ay daha çalıştığını ve 04.07.2022 tarihinde gemiden ayrıldığını; ancak ücret ödemelerinin sorunlu olduğunu, gemi adamlarına ücret ödemelerinin yapılmadığını, davacıya da sadece 06.12.2021 tarihinde 7.000,00 USD, 24.01.2022 tarihinde 3.100,00 USD, 28.01.2022 tarihinde 13.750,00 USD, 29.04.2022 tarihinde 4.000,00 USD, 16.05.2022 tarihinde 4.000,00 USD ve 09.06.2022 tarihinde 4.000,00 USD ücret yatırıldığını, diğer ücret alacaklarının ödenmediğini, ... 9 gemisi daha önce ... Şirketi adına kayıtlı Türk bayraklı gemiyken alacaklılardan mal kaçırmak niyeti ve muvazaalı işlemlerle Şirket yetkilisi tarafından yine kendisinin tek sahibi ve yetkilisi olduğu donatanı ...... & .. .. (...Şirketi) isimli Şirkete gemiyi devrederek gemiyi Kamerun bayrağına kaydettirdiğini ileri sürerek eksik ödenen ücret alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davalı ile davacı arasında hiçbir biçimde bir iş sözleşmesi ve iş ilişkisi bulunmadığı gibi davacının Şirket nezdinde bir çalışması da bulunmadığını, bu sebeple davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının herhangi bir alacağının olmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davalı Şirket ile diğer davalı Şirket yetkililerinin aynı olduğu iddiası ile aralarında bağ olduğu, alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı devir yapıldığı iddiasını kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir
2. ...Şirketi davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya ibraz edilen iş sözleşmeleri, gemi sicil kayıtları, yurda giriş çıkış kayıtları, banka kayıtları ve işyerinde çalışmış tanık ifadesi birlikte değerlendirildiğinde davacının 01.08.2021-04.07.2022 tarihleri arasında 11... gün süre ile öncesinde Türk bayraklı olarak davalı ... ... Şirketine ait olan ve 01.08.2021 tarihinde Kamerun bayrağı alarak Türk gemi sicilinden terkin edilen ve yine ... Şirketinin müdürü ve sicil maliki göründüğü ... 9 adlı gemide baş mühendis olarak çalıştığı, davacı tarafça dosyaya sunulan internet görüntüleri de incelendiğinde ... Şirketi internet sitesinde ...Şirketinin isminin de geçtiği, davalı Şirketler arasında organik bağ olduğu gerek tanık anlatımlarından, gerek internet sitesindeki ekran görüntülerinden, gerek gemi isimlerinden anlaşılmakla yapılan husumet itirazının yerinde olmadığı, sunulan hizmet sözleşmelerinde aylık ücretin net 4.000,00 USD olduğu, ücretin ödendiğinin işveren tarafından yazılı belge ile (davacının imzası bulunan ödeme belgesi, ücret bordroları, makbuzlar, ücret hesap pusulası, ibraname ile banka ekstreleri gibi) ispatlanması gerektiği dosya kapsamında davacıya banka harici ücretlerin tam veya eksik ödenip ödenmediğine ilişkin dava dosyasında herhangi bir kayıt, bilgi ve belge bulunmadığından bakiye ücret alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ... Şirketi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sunulan gemiadamı sözleşmesi, yurda giriş çıkış kayıtları ve tanık beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde, davacının gemide baş mühendis olarak çalıştığı, davacının ücretinin ödendiğine ilişkin dosya kapsamında her hangi bir delilin olmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1321. maddesi uyarınca gemi alacağından kaynaklanan kanuni rehin hakkının koşullarının oluştuğu, hüküm altına alınan alacağın zamanaşımına uğramadığı, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacı ile davalı Şirket arasında herhangi bir biçimde bir iş sözleşmesi ve iş ilişkisi bulunmadığı gibi davacının Şirket nezdinde bir çalışmasının da bulunmadığını, davacının diğer davalı nezdinde yaptığı herhangi bir çalışma var ise de bu hususun davalı Şirketin yükümlülüğünde olmadığını,
2. Kanuni rehin hakkı koşullarının oluşmadığını,
3. Alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının ödenmeyen ücret alacağı bulunup bulunmadığı, davalı Şirketlerin sorumlulukları, kanuni rehin hakkının oluşup oluşmadığı ile faize ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... ... Şirketi vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede "Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hâllerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır." kuralına yer verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta dava konusu alacağın yabancı parayla tahsili talep edildiğinden hüküm altına alınan alacağa, 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet bankalarınca USD üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı yerine infazda tereddüt yaratacak şekilde yasal faize hükmedilmesi hatalıdır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı ... ... Şirketinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Davalı ... ... Şirketinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin (A) alt bendinde yazılı "yasal faizi ile birlikte" ibaresinin çıkartılarak yerine “3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet bankalarınca USD üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.