MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1746 E., 2025/1918 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/157 E., 2024/138 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 03.06.2013-31.08.2023 tarihleri arasında davalı işyerinde takım lideri olarak çalıştığını, iş sözleşmesini fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi, iş tanımında bulunmayan işlerin verilmesi, rızası dışında çalışma şartlarının daha ağır olduğu bölümde görevlendirilmesi ve iki yaşında çocuğu olmasına rağmen işyerinde kanuna aykırı olarak kreş bulunmaması sebepleri ile haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı işyerinde üçlü vardiya sistemi ile çalışıldığını, bordrolar incelendiğinde fazla çalışma yapılması hâlinde ücretlerinin ödendiğinin görüleceğini, aynı hususun ulusal bayram ve genel tatil ücreti için de geçerli olduğunu, davacının yıllık izinlerini kullandığını, ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça 03.06.2013-30.09.2016 tarihleri arasında dava dışı ... İletişim ..... (...) bünyesinde, 01.10.2016-31.08.2023 tarihleri arasında davalı işveren bünyesinde çalıştığının belirtildiği, 30.09.2016 tarihinde dava dışı ... Şirketinden çıkarılıp hemen ertesi gün davalı bünyesinde çalışmaya başlandığının, gerek işin mahiyeti, gerek işin yapıldığı yer, gerek işverenin müşteri portföyü değiştirilmeden aynı işi yapmaya devam etmesi sebebiyle tüm kıdem süresi yönünden davalı işverenin sorumlu olduğunun ileri sürüldüğü, bu yönden yapılan incelemede ... Kurumu kayıtları ve devir sözleşmesi doğrultusunda dava dışı ... davalıya devredildiği, bu sebeple davalının sorumluluğunun bulunduğu, Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik'e göre, işverenin belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunan tüm işyerlerinde, yaşları ve medeni hâlleri ne olursa olsun, toplam 150’den çok kadın çalışanı olması hâlinde, 0-6 yaşındaki çocukların bırakılması, bakımı ve emziren çalışanların çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine yakın belirli şartları taşıyan bir yurdun kurulmasının zorunlu olduğu, bu düzenlemeye göre davalı tarafça yükümlülüğün yerine getirilmediği, tanık beyanlarına göre davacının davalı işyerinde dinî bayramların ilk günü hariç olmak üzere çalıştığının ispat edildiği, bordrolarda bulunan tahakkukların mahsubu ile davacının ödenmeyen ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunduğu, davacının 170 gün yıllık izin hakkının bulunduğu 26 gününü kullandığı, davacıya 2023/9. ay bordrosu ile 6.030,00 TL ödeme yapıldığı, bu miktarın mahsubu ile bakiye yıllık izin ücreti alacağının bulunduğu belirtilerek kıdem tazminatı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının kabulüne; fazla çalışma ücretine yönelik talebin ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının fesih tarihi itibarıyla ödenmeyen alacağının bulunması sebebi ile kıdem tazminatının hüküm altına alınmasında hata bulunmadığı, yıllık izinlerinin tamamını kullandığına dair davalı tarafça belge sunulmadığı, işyerindeki çalışma düzeni bakımından davalı tarafça belge sunulmaması sebebiyle ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının tanık beyanları dikkate alınarak hesaplanmasında hata bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının iş sözleşmesini haklı neden olmaksızın feshetmesi sebebiyle kıdem tazminatının reddine karar verilmesi gerektiğini,
2. Dava dışı Şirkette geçen çalışmasından davalı müvekkilinin sorumlu olmadığını,
3. Yazılı belgelere rağmen tanık beyanlarına dayanılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu,
4. Davacının yıllık izinlerini kullandığını,
5. Tanıkların davacı ile aynı dönemde ve aynı ekipte çalışmadıklarını, hakkaniyet indiriminin düşük uygulandığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; iş sözleşmesinin davacı tarafça haklı nedenle feshedilip edilmediği, davalı işverenin sorumluluğu, ulusal bayram ve genel tatil ücretinin ispatı ile hesaplanma yöntemine ve yıllık izin ücretine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.