MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1997 E., 2025/1804 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/1145 E., 2023/544 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 04.01.2016 tarihinde çalışmaya başladığını, en son ..de bulunan işyerinde proje müdürü olarak çalışmakta iken iş sözleşmesinin 29.08.2016 tarihinde davalı işverenlikçe haksız olarak feshedildiğini, işe iade kararının kesinleşmesi sonrasında müvekkilinin işe başlama talebinde bulunduğunu, davalı Şirketin işe davetinin geçerli ve samimi bir işe başlatma daveti olmadığını ileri sürerek işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak ve kısmi dava olarak açılmasında hukuki yararı bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının tüm talepleri ile ilgili zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının işe başlamayı talep ettiği dönemde başka bir işyerinde çalıştığını, işe iade başvurusunda samimi olmadığı ve işe başlama iradesinin bulunmadığını, asıl niyetinin işe iade davasında hükmedilen alacaklara ulaşmak olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kesinleşen işe iade kararı sonrasında davalı tarafından davacının işe davet edilmesinin davacının önceki işi ile aynı şartları taşımadığından davetin samimi ve geçerli bir işe davet olarak kabul edilemeyeceği, 04.09.2019 tarihinin davacının işe başlatılmadığı tarih olarak kabul edildiği, davacının dava konusu alacaklara hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki nitelendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı, davacının davalı aleyhine işe iade davası açtığı ve lehine kesinleştiği, davacı tarafın usulüne uygun işe başlama talebinde bulunduğu, davalının süresi içinde işe başlamak için davacıyı davet ettiği, ancak davacının ilk fesih tarihinde aldığı ücret net 5.000,00 TL iken işe başlatma tarihindeki ücretinin net 5.750,00 TL olarak belirlendiği, bu şekliyle talebin samimi olduğundan söz edilemeyeceği, davacının kesinleşen işe iade davasının mali sonuçları olan işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti alacaklarına hak kazandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların dosya kapsamına uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının işe iade davasından önce çalışmakta olduğu şubenin kapatıldığını,
2. Davacıya daha önce çalıştığı poziyonu ile aynı özlük hakların tanındığını,
3. Davacının işe iade talebinde bulunduğu tarihte başka bir şirkette çalıştığını ve işini bırakma niyetinde olmayıp sadece işe iade kararının yasal sonuçlarından yararlanabilmek amacıyla kötüniyetli bir şekilde işe başlatılmadığı izlenimi uyandırmaya çalıştığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.