MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2243 E., 2025/2155 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/372 E., 2025/156 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 29.03.2006-04.04.2022 tarihleri arasında çevre mühendisi ve teknik malzeme satış şefi olarak çalıştığını, net ücretinin bölünerek başka adlar altında ödendiğini, müvekkilinin hak kaybına uğradığını, prim sisteminin davacı aleyhine değiştirildiği ve 2021 yılı primlerinin ödenmediğini, müvekkilinin iş sözleşmesini 04.04.2022 tarihinde haklı nedenle feshettiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, prim, asgari geçim indirimi, fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarını kabul etmediklerini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının mazeretsiz işe gelmediğini, hakkında devamsızlık tutanakları tutulduğunu, davacının iş sözleşmesini başka bir işe başlayacağı için haklı neden olmaksızın sonlandırdığını, herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait işyerinde 29.03.2006-07.04.2022 tarihleri arasında çalıştığı, davacının ödenmeyen işçi alacaklarının mevcut olduğu, dosya kapsamı ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacı iş sözleşmesini haklı nedenlerle feshettiği, dinlenen davacı ve davalı tanıklarının davacı ile birlikte çalışmış oldukları dönem itibarıyla asgari müşterek beyanlarına göre davacının fazla çalışma yaptığını ispatladığı, prim, asgari geçim indirimi, ulusal ... ve genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın 29.02.2024 tarihli ilk karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmadığı görülmekle istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde bulunmadığı, iş sözleşmesinde fazla çalışmanın aylık ücrete dâhil olduğuna ilişkin düzenlemeye rastlanmadığı, davacının ödenmeyen alacakları bulunduğundan yaptığı feshin haklı olduğu, fazla çalışmanın tanık beyanları ile ispat edildiği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını,
2. Tanıkların çalışma saatlerine ilişkin beyanlarının birbiriyle çelişkili olduğunu,
3. Fazla çalışma alacağında uygulanan indirim miktarının az olduğunu,
4. Davacının kıdem tazminatına hak kazanır şekilde iş ilişkisinin sonlanmadığını,
5 .Zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
2.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin prim, yıllık izin ücreti ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshedip feshetmediği, fazla çalışma ücretinin ispatı ve hesaplanması, prim, yıllık izin ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücretine hak kazanılıp kazanılmadığı, indirim oranı ve zamanaşımı def'ine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.