MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1137 E., 2025/1797 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 33. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/459 E., 2023/122 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 1994 yılından 06.11.2018 tarihine kadar şoför olarak çalıştığını, çalışmakta olduğu dönemde iş kazası geçirdiğini ve söz konusu kazayı iş kazası olarak bildirmesi nedeniyle işverence işine son verildiğini, son aylık ücretinin net 2.000,00 TL olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, asgari geçim indirimi, fazla çalışma ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin 09.11.2018 tarihinde sonlandırıldığını, davacının iş kazası geçirdiği ancak bu hususun üstünün örtülmeye çalışıldığı iddiasının asılsız olduğunu, davacının önce devamsızlık yaptığını, işe gelmesi için bildirimde bulunulmasının üzerine ise iş sözleşmesini feshettiğini bildirdiğini, kendisine kıdem tazminatı adı altında iyiniyetle ödeme yapıldığını, haftalık çalışma saatinin 45 saati aşmadığını, hafta tatilinin kullandırıldığını, davacının bir kısım taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ile asgari geçim indirimi alacağı taleplerinin reddine karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi nitelendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının davalı yanında 01.10.1994-09.11.2018 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığı, hizmet süresinin taraflar arasında ihtilaflı olduğu, davacının sigorta kayıtlarındaki süreler dışlandığında 23... ay 26 gün çalıştığının kabulünün yerinde olduğu, bankadan yapılan ödemeler, ücret bordroları, elden ödeme olgusu, tanık beyanları, emsal ücret araştırması, davacının yaptığı iş, kıdemi nazara alındığında iddia gibi davacının net 2.000,00 TL ücretle çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız nedenle feshedildiğinin iddia edildiği, işten çıkış kodunun istifa olarak gösterildiği, ancak dosyada yazılı bir istifa dilekçesi bulunmadığı, iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın davalı tarafça sona erdirildiği ve davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, dosyaya sunulu protokol ve ibranamenin ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 420. maddesindeki şartları taşımadığı, bu nedenle itibar edilmemesinin yerinde olduğu, davacıya çalışma döneminde yapılan kıdem tazminatlarının yasal faizleriyle hesaplanarak mahsubunun yapıldığı ve hüküm altına alındığı, fazla çalışma yaptığının ve ücretlerinin ödenmediğinin tanık beyanlarıyla ispatlandığının anlaşıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların dosya kapsamına uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının kendi iradesi ile iş sözleşmesini sonlandırdığını, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını,
2. Davacının hizmet süresi ve ücretinin hatalı tespit edildiğini,
3. Günlük çalışma süresi bakımından günde 2 saat mola yapıldığı dikkate alınmaksızın fazla çalışma ücretine yönelik hesaplamanın hatalı olduğunu,
4. Borcu sona erdiren protokol ve ibranamelerin dikkate alınmadığını,
5. Görgüye dayalı bilgisi bulunmayan taraflı tanık beyanlarının hükme esas alındığını,
6. Zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını,
7. Faiz oranlarına ilişkin taleple bağlılık ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet süresi, ücreti, davacının talep ettiği alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, alacakların hesabı, zamanaşımı, faiz hususlarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.