MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/234 E., 2025/1948 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/475 E., 2023/625 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar .. Tur. ...ve Dış Tic. AŞ ile ...
Turistik Tesis. İşlt. AŞ (.. AŞ) arasında organik bağ olduğunu, müvekkilinin kayden işvereni ... AŞ'nin borca batık olduğunu,
müvekkilinin ... AŞ bünyesinde 28.09.2011-07.09.2019 tarihleri arasında
asgari ücret ile garson olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin alacak hakları ödenmeksizin davalı tarafça
feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret, fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi ile bahşiş alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; belirsiz alacak davası olarak açılan davanın hukuki
yarar yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini,
zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının, davalı Şirket nezdindeki restoranda çalışmasına devam ederken, davalı tarafından işletilen .. isimli
tesiste hain bir terör saldırısı meydana geldiğini, bu saldırı sebebiyle davalı ekonomik olarak sıkıntıya
girmişken, diğer bir işletmesi olan .. .. isimli tesisin de 18.05.2017
tarihinde
yıkıldığını, davalı Şirketin
işyerinin mücbir bir sebebin varlığı nedeniyle işçiyi bir haftadan uzun süre
çalıştırmama sonucunu doğuracak zorlayıcı bir sebep meydana geldiğini, bu süreçte davacı çalışmadığı hâlde, ... Kurumu kaydının devam
ettirildiğini ve ücret ödemelerinin tahakkuk ettirildiğini ancak yapılan başvuruların olumlu
sonuçlanmaması sebebiyle davacı işçinin iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, garson ve komiler tarafından alınan tüm bahşişlerin ücret
hesap pusulalarına yansıtıldığını, haftalık 45 saati geçmeyecek
şekilde çalışıldığını, zaman zaman işyerinde gerçekleşen davetler sebebiyle işçilere fazla çalışma yaptırılması
hâlinde hak edilen fazla çalışma ücreti var ise bordrolarda gösterilerek banka kanalıyla çalışanlara
ödendiğini, ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalışanlara genel olarak izin verildiğini veya ücretlerinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bahşiş alacağı ve yıllık ücretli izin alacağı talebi reddedilmek diğer talepler hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki nitelendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı, davacının hizmet süresi ve ücret miktarı kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı neden olmadan ve ihbar süresi tanınmadan feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatı hakkı bulunduğu yönündeki kabulün dosya kapsamına uygun olduğu, dosyaya davacının çalışma gün ve saatlerini gösterir yazılı kayıt sunulmadığı, davacının fazla çalışma yaptığı ve bir kısım ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalıştığı hususunu tanık beyanları ile kanıtladığı, hesaplamaya esas alınan çalışma gün ve saat kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu, ücret alacağına yönelik hesaplamada hata bulunmadığı davalılar vekilinin aksi yöndeki istinaf taleplerinin yerinde olmadığı belirtilerek davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
1. Zorlayıcı nedenin varlığı sebebiyle iş sözleşmesi feshedildiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını,
2. Davacının ücretinin hatalı belirlendiğini,
3. Davacının fazla çalışma ücreti ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacağına hak kazanıp kazanmadığı, ücret, fazla çalışma ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda davacının garson olarak çalışması, tanık beyanları ve ücret bordroları göz önüne alındığında, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının sabit ücret (asgari ücret) ile birlikte bahşiş de aldığı kabul edilerek ücretin belirlenmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak bahşiş miktarının hesaplanması dosya kapsamına uygun değildir.
Davacı tanıkları, sadece elden ödenen bahşişin miktarını belirtmiş olup kalan bahşişin %60'ının kesilerek ücretlerine yansıtıldığını beyan etmişlerdir. Bilirkişi raporunda davacı tanık beyanlarına göre elden ödenen miktarın (haftalık 1.250,00 TL, aylık 5.000,00 TL) bahşişin %60'ı olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır. Dosya içeriğinde davacının imzalı ücret bordrolarının bulunduğu ve bordrolarda bahşiş tahakkuklarının yer aldığı görülmüştür. Bu itibarla davacının ücretine eklenecek bahşiş miktarı tespit edilirken, bordrolarda tahakkuk ettirilen bahşişlerin 1 yıllık ortalaması alınarak bu miktarın elden yapılan ödemeye eklenmesi ve davalı tarafın kazanılmış hakları da gözetilerek davacının alacaklarının bu miktar üzerinden hesaplanarak hüküm altına alınması gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3. Diğer yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Taraflarca getirilme ilkesi" başlıklı 25. maddesinin 1. fıkrası şu şekildedir:
"Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz"
Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde, davacının haftada 6 gün çalıştığını belirtmiş olup açıklanan maddi vakıa ile bağlı kalınarak yapılacak hesaplamaya göre sonuca gidilmesi gerekirken tanık beyanlarına göre kasım ve aralık aylarında davacının haftanın 7 günü çalışma yaptığı kabul edilerek fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.