MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1979 E., 2025/1639 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/908 E., 2022/369 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 12.06.1995 tarihinden emeklilik sebebi ile işten ayrıldığı 06.03.2020 tarihine kadar davalı işyerinde çalıştığını, son ücretinin brüt 18.691,67 TL olduğunu, normal mesai saatlerinin haftada 5 gün 08.30-17.00 saatleri arası olduğunu, 2010 yılında müdür olduktan sonra günde en az 2-3 saat fazla çalışma yaptığını, 2017 yılında taşınma sürecinde de aynı şekilde çalıştığını, sürekli fazla çalışma yapmasına rağmen fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, işyerinin süreklilik arz eden uygulamasına göre emekli olanlara 2 aylık ihbar tazminatı karşılığı ücret ve 8 aylık brüt maaş ödemesi yapıldığını, davacının 2019 yılında emekli olma hakkı kazanmasına rağmen işverenin talebi ile 2020 yılı Ocak ayına kadar çalıştığını, işten ayrılma paketinin verilmediğini belirterek 2 aylık ihbar tazminatı alacağı, fazla çalışma alacağı, 8 aylık brüt ücret alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, davacının iddiaların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, fazla çalışma ücretlerinin ödendiğini, prim uygulaması olduğunu, hem fazla çalışma hem prim ödemesinin mükerrer kazanç olacağını, işten ayrılma paketi taahhütlerinin olmadığını, davacının emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını, bu nedenle ihbar tazminatı hakkı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin ihbar tazminatına hak edilmeyerek sona erdirildiği veya ihbar öneline uyulduğu hususlarında ispat yükünün davalı işverende olduğu, davacı tarafından davalıdan işten ayrılma paketi uyarınca hak ettiği ihbar tazminatının talep edildiği, davalı tarafından anılan talebin ödendiğinin ispatlanamadığı, davacının iş bu alacak kalemine ilişkin talebinin yerinde olduğu, işten ayrılma paketi içerisinde olan ücret alacağı yönünden de aynı gerekçelerin geçerli olduğu, davacının fazla çalışma yaptığı ve karşılığının ödenmediği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanık beyanlarından davalı işyerinde emeklilik sebebiyle ayrılanlara emeklilik paketi olarak 2 aylık ücret tutarında ihbar tazminatı ve 8 aylık ücret ödendiği, bu miktarların kendileri işyerinden ayrıldığı tarihte de ödendiği ve işyeri uygulaması olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının emeklilik nedeniyle işten çıktığını, ihbar tazminatına hak kazanmadığını,
2. Davacının yönetici olarak çalıştığını ve kendi çalışma saatlerini belirleyebildiğini, fazla çalışma alacak talebinin reddi gerektiğini,
3. Faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu, ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davalı işyerinde emeklilik nedeniyle işten ayrılan işçilere 2 aylık ihbar tazminatı ile 8 aylık ücret tutarında ödeme yapılmasının işyeri uygulaması sayılıp sayılmayacağına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.