MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2199 E., 2025/1806 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 23. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/146 E., 2023/207 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin .. adresinde 2002 yılında çalışmaya başladığını, davalı işverenin .. Mahallesindeki adresinde 12.11.2008 tarihinden itibaren sürekli olarak ofis içerisinde kabin eğitim şefi olarak çalışmasını sürdürdüğünü, davacının aylık net ücretinin 2.250,00 Euro olduğunu, davalı tarafından iş sözleşmesinin haklı neden bildirilmeden feshedildiğini, feshin geçersizliği ve işe iadesi için işe iade davası açıldığını, müvekkilinin işe iadesine karar verilmesine rağmen işe başlatılmadığını, bunun üzerine hak edilen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı ve iş güvencesi tazminatı yönünden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı dışındaki alacak taleplerine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini ve kötü niyetli itiraz nedeniyle %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 01.01.2013 tarihinde belirli süreli iş sözleşmesi çerçevesinde kabin amiri olarak çalıştığını, uçucu personel olan davacının 4857 sayılı İş Kanunu (4857 sayılı İş Kanunu) hükümlerinden faydalanamayacağını, dönem dönem uçucu personellerden kıdemli olanların dönüşümlü olarak eğitim noktalarında görev yaptığını, bu durumun ek vazife olduğunu, davacının hamileliği nedeni ile uçuş yapamayacağından o dönemine özgü yer görevi verildiğini, bunun asli görevini değiştirmeyeceğini, davacının iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağının icra dosyasına yatırıldığını, icra dosyasındaki fazlaya ilişkin hak ve alacak taleplerinin sebepsiz zenginleşme amacı gütmekte olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kesinleşen işe iade davası ile davacının iş güvencesi kapsamında çalıştığının tespit edildiği, 4857 sayılı Kanun hükümlerine tâbi çalışması nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı ile iş güvencesi tazminatına hak kazandığı, davalı tarafından .. 6. İcra Müdürlüğünün 2019/15797 Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın haksız olduğu, alacak kalemlerinin likit olmaması ve yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde;
a. İcra inkar tazminatının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,
b. Bilirkişi raporunda hesaplamaya esas alınan kurun hatalı tespit edildiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının 4857 sayılı Kanun'a tâbi olmadığını,
b. Bilirkişi raporunda eksik ve hatalı hesaplama yapıldığını,
c. Davacının ücretinin hatalı tespit edildiğini, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karara İlişkin Tebliğ gereğince 02.01.2018 tarihi esas alınarak kurun belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, itirazın iptali ile icra inkâr tazminatı talebine ve alacakların hesaplanmasına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.