MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/180 E., 2025/1812 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 30. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/359 E., 2024/700 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait tersanede, 12.04.2012-28.05.2017 tarihleri arasında gemi imalatında blok montaj – kaynakçı ustası olarak çalıştığını, günlük ücretinin net 110,00 TL olduğunu, iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini, müvekkilinin davalıya ait işyerinde fazla çalışma yaptığını, hafta tatilleri ile dinî ve millî bayramlarda çalıştırıldığını, söz konusu çalışmaların karşılığı ödenmediği gibi çalıştığı sürece yıllık ücretli izinlerinin de kullandırılmadığını savunarak kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil Şirkete husumet yöneltilmesinin yerinde olmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının sürekli olarak tersanede müvekkili Şirket için çalıştığı hususunun sabit olmadığını, davacının tekne montaj işçisi olup emsal ücret araştırması yapılması gerektiğini, imzalı ücret bordrolarına itibarla talep konusu alacakların reddi gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 04.04.2023 tarihli kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, davacı iddiası, tanık beyanları ve ... Kurumu (SGK) kayıtları dikkate alındığında davacının 11.09.2012-25.05.2017 tarihleri arasında davalı nezdinde çalıştığı, davalı işverenin asıl işveren sıfatıyla işçilik alacaklarından sorumluluğunun bulunduğu, dosya kapsamındaki ücret bordroları davacının imzasını içermekte ise de davacının montaj ustası olması ve meslekteki kıdemi dikkate alındığında, emsal ücret araştırmaları ve tanık beyanlarına göre davacının günlük 110,00 TL yevmiye ücreti ile çalıştığı, buna göre aylık ücretinin en son net 3.300,00 TL olduğunun kabulü gerektiği, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği ve davacıya ihbar öneli kullandırıldığının davalı işveren tarafından ispatlanamaması sebebiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarına hak kazandığı, davacının bakiye 14 gün yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu, dinlenen tanık beyanları doğrultusunda davacının çalıştığı dönemde bilirkişi raporunda belirtilen fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazandığı; ancak karşılığının ödendiğinin davalı işverence ispatlanamadığı, belirsiz alacak olarak talep edilen söz konusu alacaklar bakımından dava zamanaşımı dikkate alınarak yapılan hesaplamanın yerinde olduğu, ödeme olgusu banka kayıtları ile usulüne uygun şekilde ispatlanmadığından davacının asgari geçim indirimi alacağına da hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2014/36316 Esas, 2015/283 Karar sayılı kararında ve benzer birçok kararında belirtildiği üzere kıdem tazminatı da dâhil tüm işçilik alacaklarıyla ilgili belirsiz alacak davası açılabileceğinin kabul edildiği, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ve (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin birleşmesinden sonra Yargıtay 9. Hukuk Dairesince bu hususta görüş değişikliğine gidilmiş ise de Daire tarafından daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı davanın reddi kararları verilmediğinden Dairenin önceki görüşüne güvenilerek belirsiz alacak davası şeklinde açılan bu davada davalı vekilinin dava konusu alacaklar için belirsiz alacak davası açılamayacağı yönündeki istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davacının davalı işyerinde tanık beyanları ve SGK kayıtlarından 11.09.2012-25.05.2017 tarihleri arasında tersane işçisi olarak aylık en son net 3.300,00 TL ücretle çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı tarafça haklı nedenle feshedildiği hususunun ispatlanamadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, ödenmeyen asgari geçim indirimi alacağının bulunduğu, ayrıca davacının fazla çalışma yaptığını, genel tatiller ile hafta tatillerinde çalıştığını tanık beyanıyla ispatladığı, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların dosya kapsamına uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararında İlk Derece Mahkemesi kararının neden hukuka uygun kabul edildiğine ilişkin hususların ayrıntılı olarak açıklanmadığını,
2. Belirsiz alacak davası olarak açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden reddi gerektiğini,
3. Davacının .. ve A. ... .. firmalarında çalıştığını, söz konusu firmaların işçilik alacaklarından sorumu tutulması gerekirken yeterli inceleme yapılmaksızın tüm hizmet süresinden davalı Şirketin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, davacı işçinin münhasıran müvekkili Şirketin işyerinde çalıştığı sürenin tespiti gerektiğini,
4. İşin bitmesi sebebiyle iş sözleşmesinin feshi hâlinde müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığını,
5. İşyerinde genel olarak hafta tatilleri ile ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalışma yapılmadığını, fazla çalışmanın işçinin takdirine bırakıldığını ve karşılığının ödendiğini,
6. Davacı tanıklarının çelişkili ve tutarsız olması sebebiyle söz konusu alacakların ispat edildiğinin kabulünün mümkün olmadığını,
7. Davacının çalıştığı Şirketler tarafından fazla çalışma ücreti ile ulusal ... ve genel tatil ücreti zamlı olarak ödenmesine rağmen tekrar bu alacak kalemleri hakkında hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,
8. Asgari geçim indirimi alacağının ödendiğinin imzalı ücret bordroları ile sabit olduğunu,
9. Davacının yıllık ücretli izinlerini kullandığının imzalı izin kayıtları ile sabit olduğunu,
10. Ücretin hatalı tespit edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı, davacının davalı nezdindeki hizmet süresi, aylık ücretinin miktarı, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.