MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2090 E., 2025/2493 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 28. İş Mahkemesi
TARİHİ : 19.06.2025
SAYISI : 2023/581 E., 2025/277 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekili ile .. AŞ (.. Şirketi) vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.
Davalı .. Şirketi vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 10.08.2009-11.09.2023 tarihleri arasında davalı .. Genel Müdürlüğünün değişen alt işverenleri nezdinde çalıştığını, son ihale süresinin bitimi nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğini, yeni ihale alan Şirket nezdinde çalıştırılmadığını, feshin haksız olduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı .. Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının müvekkili Kurumun işçisi olmadığını, ihale makamı konumunda olduğunu, işyeri devri söz konusu olduğundan davacının söz konusu alacaklara hak kazanmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı .. .. Merkezi Yönetim Sistemleri AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının diğer davalı .. Şirketinin işçisi olduğunu, işyeri devrinin söz konusu olduğunu, davacının ihaleyi yeni alan alt işveren nezdinde çalışmaya devam ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3. Davalı .. Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının 01.04.2020 ile 11.09.2023 tarihleri arasında çalıştığını, davacının yer aldığı projenin dava dışı .. .. AŞ, .. Kurumsal Hizmetler ve Sanayi Ticaret AŞ ve .. Proje AŞ tarafından yürütülmesine karar verilmesi nedeniyle toplam 183 personelin devir işlemlerinin tamamlandığını, müvekkili Şirket yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, dava dışı .. Medya AŞ arabuluculuk aşamasına dâhil edilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davacının iş sözleşmesinin feshedilmediğini, projenin ara vermeksizin devam ettiği hususları kendisine hem sözlü hem de yazılı olarak defalarca kez bildirildiğini, davacı tarafın yeni devralan Şirketlerde çalışma iradesinin bulunmadığını, davacının yeni devralan şirketle çalışma koşullarını aleyhe olacak şekilde değiştiğine dair de kendilerine bir başvuru yapmadığını, müvekkili Şirkete başvuru yapılmış olsaydı müvekkili Şirket tarafından davacıya aynı mali ve özlük hakları kapsamında Şirket bünyesindeki eski pozisyonunda farklı bir projede işe devamının sağlanabileceğini, dolayısıyla davacının talep konusu alacaklara hak kazanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 10.08.2009 - 11.09.2023 tarihleri arasında davalı Karayolları Genel Müdürlüğünün değişen alt işverenleri nezdinde çalıştığı, davalı Kurum ile adi ortaklık oluşturan davalı Şirketlerin asıl işveren alt işveren ilişkisi nedeniyle işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacının 11.09.2023 tarihli işten ayrılış bildirgesinde işten çıkış kodunun Kod (34) yani işyeri devri olarak gösterildiği, davacı tanıklarının ihale bitimi nedeniyle işten çıkartıldıklarını ve dava dışı ihaleyi yeni alan şirketlerce işe başlatılmadıklarını beyan ettikleri, davalı tanıklarının ise davacı ihaleyi yeni alan şirkette çalışmak istemediğini beyan etmesi nedeniyle devir listesinde adının yer almadığını ifade ettikleri; davacının ihaleyi alan yeni şirkette işe devam etmeyeceğine dair yazılı beyanının bulunmadığı, davalı Pusula Şirketi vekilince davacıya ihaleyi yeni alan şirkette çalışacağına dair e-posta gönderdiklerini savunulmuş ise de cevap dilekçesi ekinde sunulan e-posta çıktısında e-postanın insan kaynaklarından geldiğinin yazılı olduğu davacıya hitaben gönderilen bir e-posta olduğuna dair ibare yer almadığı, başka bir deyişle e-postanın kime hitaben düzenlendiği ve davacıyı kapsayıp kapsamadığınıun anlaşılmadığı, davalı .. Şirketi vekilinin sunduğu mesajlaşma kaydının ise kimin işe alındığına dair ya da işe kabul edilip de başlamadığına dair bir ibare içermediği, davacının işçi devir listesinde adının olmadığı, bu sebeplerle iş sözleşmesinin davalı işverence haksız şekilde feshedildiğinin kabulü gerektiği, alacakların 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde talep edildiği, bilirkişi raporundaki hesaplamaların dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesi ihale süresinin bitimi nedeniyle haksız olarak feshedildiği, buna bağlı olarak davacının dava konusu alacaklara hak kazandığı, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğundan davalı Karayolları Genel Müdürlüğünün asıl işveren olarak, diğer davalı Şirketlerin ise işyeri devri gereği son alt işveren olarak işçilik alacaklarının tamamından sorumlu oldukları; buna göre davalı Şirketler vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddi gerektiği; ancak davalı Karayolları Genel Müdürlüğü yargı harçlarından muaf olduğu hâlde aleyhine harca hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü temyiz dilekçesinde;
a. Müvekkili Kurumun ihale makamı olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini,
b. Fesih değil işyeri devri söz konusu olduğundan davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmayacağını,
c. Davacıya 10.08.2009-31.12.2012 tarihleri arasındaki çalışmış olduğu dönem için İstanbul 4. İş Mahkemesinin 2013/309 Esas sayılı dava dosyası neticesinde kıdem ve ihbar tazminatlarına ilişkin ödeme yapıldığının davalı Kuruma bildirildiğini, bu bedelin mahsubu gerektiğini,
d. Alacakların zamanaşımına uğradığını,
e. Alacaklara yürütülen faizin başlangıç tarihinin ve türünün de hatalı belirlendiğini,
f. İdare aleyhine müştereken ve müteselsilen hükmedilen vekâlet ücreti, yargılama gideri ve arabuluculuk ücretinin de reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı Pusula Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesindeki savunmalarına ilâveten emsal kararlarda kıdem ve ihbar tazminatının reddine karar verildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, kıdem tazminatının hesaplanması, zamanaşımı, hükmedilen faiz, davalı Kurum aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar Karayolları Genel Müdürlüğü ile Pusula Şirketi vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı Pusula Şirketine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.