MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/976 E., 2025/1943 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/113 E., 2023/83 K.
BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/497 E., 2022/565 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde; müvekkilinin 22.04.2009-30.09.2020 tarihleri arasında davalıya ait işyerinin pazarlama ve tahsilat biriminde çalıştığını, son ücretinin brüt 6.950,00 TL olduğunu, iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette 17.06.2004 tarihinde işe başladığını, 30.09.2020 tarihine kadar çalışmaya devam ettiğini, önceki tarihli dava dilekçesinde işe başlama tarihinin sehven 22.04.2009 olarak belirtildiğini, müvekkilinin emeklilik sebebiyle iş sözleşmesini feshetmesi nedeniyle hak kazandığı kıdem tazminatı alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirkette 22.04.2009 tarihinde pazarlama ve tahsilat bölümünde müşteri temsilcisi olarak çalışmaya başladığını, 30.09.2020 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını ve 30.09.2020 tarihinde emeklilik sebebiyle işten ayrıldığını, davacıya keşide edilen .. .. Noterliğinin 09.10.2020 tarihli ve ... yevmiye No.lu ihtarnamesi ile müvekkili Şirketten 06.01.2016 tarihinde 10.000,00 TL avans olarak para almış olduğunun ve avans borcunun döviz kuruna çevrilerek kıdem tazminatından mahsup edileceğinin ihtar olunduğunu, ayrıca taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 7.maddesi ve kanunundan kaynaklanan rekabet yasağına aykırılık, gizlilik ihlali ve kişisel verilerin paylaşımlarının varlığı hâlinde davacı hakkında ilgili maddenin (F) fıkrası uyarınca 50.000,00 USD cezai şart/kötü niyet tazminatı hakkını kullanacaklarının ihtar edildiğini, 18.10.2020 tarihinde davacıya tebliğ edilen söz konusu ihtarnameye ilişkin talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını, davacının müvekkili Şirkette çalıştığı dönemde sadakat yükümlülüğü, sır saklama ve rekabet yasağını ihlal eden birçok suç işlediğinin tespit edildiğini, söz konusu suçlar nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın hâlen devam ettiğini, davacının söz konusu eylemleri nedeniyle kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, zira müvekkili Şirkete verilen zararların kıdem tazminatından bir hayli yüksek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında iş sözleşmesinin feshine ilişkin ihtilaf bulunmadığı, iş sözleşmesinin emeklilik nedeni ile sona erdiği, asıl dava yönünden davacının davalı işyerinde 22.04.2009-30.09.2020 tarihine kadar çalıştığı, son çıplak ücretinin brüt 6.900,00 TL, giydirilmiş ücretinin ise brüt 7.498,84 TL olduğu, buna göre 09.12.2022 tarihli ek bilirkişi raporuna göre davacının 80.811,80 TL net kıdem tazminatı alacağına hak kazandığı; birleşen dava yönünden ise davacının davalı işyerinde 17.06.2004 tarihinden 22.04.2009 tarihine kadar çalıştığı, davacının kıdem süresinin 4 yıl 10... gün olduğu, son çıplak ücretinin brüt 6.900,00 TL, giydirilmiş ücretinin ise brüt 7.498,84 TL olduğu, buna göre 09.12.2022 tarihli ek bilirkişi raporuna göre davacının 4.886,35 TL net kıdem tazminatı alacağına hak kazandığı gerekçesiyle asıl davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin davacının hizmet süresi ve kıdem tazminatına esas alınan hizmet süresinin iki dönem olarak değerlendirmesi dışındaki vakıa ve hukuki nitelendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ücret miktarı kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu, iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle feshedildiği ve davacının kıdem tazminatı hakkı bulunduğu yönündeki kabulün dosya kapsamına uygun olduğu; dosya kapsamına göre davacının 17.06.2004-30.09.2020 tarihleri arasında kesintisiz şekilde çalışıldığı, İlk Derece Mahkemesince 17.06.2004-21.04.20 09... .04.2009- 30.09.2020 dönemleri için ayrı ayrı kıdem tazminatı değerlendirme yapılmasının dosya kapsamına uygun olmadığı, davacının hizmet süresinin 17.06.2004-30.09.2020 tarihleri arasında olduğu kabulü ile davacının 115.047,11 TL kıdem tazminatı alacağının bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Müvekkili Şirket tarafından davacı aleyhine yapılan suç duyurusu takipsizlikle sonuçlanmış olsa dahi; hukuk hâkimi, ceza hakiminin (veya savcılığın) beraat ya da takipsizlik kararı ile bağlı olmadığından davacının haksız fiil teşkil eden sadakat borcuna aykırılık teşkil eden davranışları yönünden ayrıca bir inceleme yapılması gerektiğini,
2. Giydirilmiş ücretin hatalı tespit edildiğini,
3. Davacının 06.01.2016 tarihinde müvekkil Şirketten 10.000,00 TL avans aldığını, kıdem tazminatından söz bedelin mahsubu gerektiğini,
4. Davacının çalışmasının kesintisiz kabul edilmesini, önceki dönemlere ilişkin zamanaşımı def'ilerinin haksız yere reddedilmesine ve müvekkil aleyhine fahiş bir tazminat doğmasına neden olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kıdem tazminatı alacağına hak kazanıp kazanılmadığına, hizmet süresi ile giydirilmiş aylık ücretin tespiti ve söz konusu alacağın hesaplanması hususu ile mahsup hususuna ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.