MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1278 E., 2025/388 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/159 E., 2025/219 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 12.12.2017-26.01.2022 tarihleri arasında kesintisiz şekilde ütü şefi olarak çalıştığını, işçilik alacaklarının ödenmemesi, prime esas kazancının düşük gösterilmesi ve çalışma koşullarının iş sağlığı ve güvenliği koşullarına uygun olmamasından kaynaklı olarak iş sözleşmesinin müvekkilince haklı nedenle feshedildiğini, müvekkilinin davalı işyerinde haftalık 45 saati aşan çalışmasının bulunduğunu, ulusal ... ve genel tatil günlerinde de çalışmaya devam ettiğini, söz konusu çalışmaları ile asgari geçim indirimi alacaklarının ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirkette 12.12.20 17... .01.2022 tarihleri arasında çalıştığını, davacının kendi isteğiyle işyerinden şahsi gerekçelerle ayrıldığını, davacının çalışma koşullarına ilişkin iddiaların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, dinî bayramlarda çalışılmadığını, diğer günlerde yapılan çalışmaların karşılığının ödendiğini, davacının ödenmeyen hak ve alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 12.12.2017-26.01.2022 tarihleri arasında çalıştığı, davacı işçilik alacaklarını alamaması sebebiyle iş sözleşmesini feshettiğini beyan ettiği, davacının işçilik alacaklarına hak kazandığı sabit olduğundan iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı olarak feshedildiğinden kıdem tazminatına hak kazandığı, ispat külfeti kendisinde olan davalı işveren tarafından davacının kıdemine göre kazanmış olduğu yıllık izinlerinin kullandırıldığı veya fesih sonrası ücretinin ödendiği hususunda geçerli bir delil dosyaya sunulmadığı, ücret tahakkuklarında da bu yönde bir ödeme yer almadığı anlaşıldığından yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınması gerektiği, tanık beyanları uyarınca davacının fazla çalışma yaptığı, ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalıştığının kanıtlandığı ancak karşılıklarının ödendiği hususunda geçerli bir delil dosyaya sunulmadığı gibi ücret tahakkuklarında da bu yönde bir ödeme yer almadığı anlaşıldığından davacının ilgili alacaklara da hak kazandığı, ayrıca davacının asgari geçim indirimi alacağının ödendiğinin de usulünce ispatlanmadığı gerekçesiyle ihbar tazminatı talebinin reddine; diğer taleplerin kabulüne dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 12.12.2017-30.01.2022 tarihleri arasında davalı nezdinde çalıştığı, ödenmeyen işçilik alacakları sebebiyle iş sözleşmesinin davacı tarafça feshinin haklı nedene dayandığı ve davacının kıdem tazminatı alacağına hak kazandığı, davalı her ne kadar davacının uyuşturucu kullanımına dair sabıka kaydı, 2021 yılında fiziksel kavgaya karıştığı iddialarında bulunmuş ise de iddia edilen olayların fesih tarihinden çok önce olduğu, bu nedenle bir işveren feshi olmadığı dikkate alındığında davalı vekilinin bu nedenlerle haklı fesih iddiasının yerinde olmadığı, dinlenilen tanık anlatımları uyarınca fazla çalışma ücreti ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının kendi istek ve rızasıyla, işyerinden şahsi gerekçeleriyle ayrılmak istediğini belirtmesi üzerine anlaşarak işten çıkışının verildiğini, davacı işçinin Şirketteki çalışması boyunca görevini layıkıyla yerine getirmediği, uyuşturucu kullanımına dair sabıka kaydı olmasına rağmen iş yerinde sorunlu bir işçi konumunda olup kavga çıkarttığı açıkça ortada iken kıdem tazminatı alacağının hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu,
2. Fazla çalışma ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının reddi gerektiğini,
3. Zamanaşımı def'inin dikkate alınması gerektiğini,
4. Kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının kısmi dava ile talep edilmesinin mümkün olmadığını, ıslah dilekçesinin reddi gerektiğini, ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığına ve hesaplanmasına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.