MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2757 E., 2025/1854 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/242 E., 2023/265 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde, en son görsel yönetmen ve editör olarak 15.07.2008-28.04.2022 tarihleri arasında çalıştığını, yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının tamamlandığına dair Kurum yazısının davalı işverene ibraz edilmesine rağmen kıdem tazminatının ödenmediğini ayrıca fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücretinin de mevcut olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin belirsiz alacak davasına uygun olmayıp zamanaşımına uğradığını, davacının tüm çalışma dönemine ilişkin alacaklarının ödendiğine ve hiçbir alacağının kalmadığına dair feragat ve ibraname imzaladığını, 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştırılanlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun'nda (5953 sayılı Kanun) işçinin emeklilik sebebine dayanarak iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkı bulunmadığını, davacının fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücretine ilişkin taleplerinin soyut ve asılsız olduğunu, davalı Şirket bünyesinde yapılan tüm fazla çalışmaların bordrolarda tahakkuk ettirilerek banka kanalıyla eksiksiz olarak ödendiğini, puantaj kayıtları sunulduğundan davacının fazla çalışma yaptığı hususunda tanık dinletilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle sona erdiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, her ne kadar 5953 sayılı Kanun'da emekliliğin işçiye haklı sebeple fesih imkanı verdiğine dair bir düzenleme bulunmamakta ise de aynı işyerinde çalışanlara farklı uygulama yapılmaması ilkesi göz önüne alınarak, 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi gereği emeklilik nedeniyle fesih hâlinde davacının kıdem tazminatı hak kazanacağı, dosyada yazılı giriş çıkış kayıtları bulunduğundan hesap bilirkişi tarafından bu kayıtlarda tespit edilen fazla çalışma ve hafta tatili çalışmaları dikkate alınarak yapılan hesaplamaların dosya kapsamı ile uyumlu olduğu ve takdiri indirim uygulanmadan işbu alacakların kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının fazla çalışma ve hafta tatili ücreti taleplerinin açık ve net şekilde tespit edilebilir olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini,
2. Davacının talep ettiği işçilik alacaklarının belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini,
3. Davacının davalı işveren nezdinde 5953 sayılı Kanun'a tâbi olarak çalıştığından emeklilik sebebiyle kıdem tazminatına hak kazanamayacağını,
4. Dosyaya ibraz edilen ek ve kök bilirkişi raporunda kıdem tazminatının hatalı hesaplandığını,
5. Ücret bordrolarında yer alan fazla çalışma ve hafta tatili ücreti tahakkuku olan dönemlerin hesaplamalardan mahsup edilmediğini, davacının fazla çalışma ve hafta tatili ücretleri de dâhil tüm işçilik alacaklarının eksiksiz ödendiğini ve davalı işveren nezdinde herhangi bir alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 5953 Kanun kapsamında emeklilik sebebiyle iş sözleşmesinin feshi hâlinde kıdem tazminatına hak kazanılıp kazanılmayacağı, davacının fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacağı olup olmadığı ve hesaplanması noktasında toplanmaktadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının davalı işyerinde 15.07.2008-28.04.2022 tarihleri arasında 13... ay 13 gün çalıştığı ve son ücretinin brüt 8.740,98 TL olduğu kabul edilerek net 194.601,00 TL kıdem tazminatı hesaplanmıştır. Ancak hesaplama tablosunda 283 gün için hesaplanan miktarın brüt 6.777,25 TL olması gerekirken (8.740,98/3 65... ) brüt 82.456,58 TL olarak hesaplanması hatalıdır.
3. Davacının, davalı işyerinde 5953 sayılı Kanun'a tâbi olarak çalıştığı uyuşmazlık dışı olup anılan Kanun’un ek 1. maddesinde günlük çalışma süresi 8 saat olarak düzenlenmiştir.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan şahitlerin anlatımlarına değer verilemez.
Yukarıda fazla çalışmanın ispatı konusunda anlatılan ilkeler, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil günlerinde yapılan çalışmaların ispatı açısından da geçerlidir.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 30.03.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda davacının fazla çalışma ve hafta tatili ücreti işe giriş çıkış kayıtlarına göre hesaplanmıştır. Ancak 5953 sayılı Kanun'un ek 1. maddesinde günlük çalışma süresi 8 saat olarak düzenlendiğinden fazla çalışma ücretine ilişkin hesaplama tablosunda aylık ücretin 240 saate bölünerek hesaplama yapılması gerekirken 4857 sayılı İş Kanunu'nda uygulama alanı olan 225 saate bölünerek hesaplama yapılması hatalıdır.
Diğer taraftan dosyada mevcut olan bazı ücret bordrolarında yer alan fazla çalışma ücreti tahakkuklarının banka kayıtları da celbedilerek fazla çalışma ücreti hesabından dışlanması ya da mahsup edilmesi yönünden değerlendirilmemesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.