MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1063 E., 2025/383 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aliağa 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/374 E., 2025/61 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalının ..’daki işyerinde, 03.04.2008 tarihinden itibaren belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışmakta iken iş sözleşmesinin işveren tarafından hiçbir haklı ve geçerli neden olmaksızın feshedildiğini, sigortalı gösterildiği şirketler arasında organik bağ bulunması nedeniyle davalı Şirketin müvekkilinin tüm çalışma dönemindeki işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu, davacıya iş sözleşmesinin bitiş tarihi itibarıyla çıplak ücret ve prim ödendiğini, davacının hafta tatili kullandırılmaksızın, bütün ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalıştırılmasına rağmen hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının usulüne uygun şekilde ödenmediğini, fazla çalışma ücreti alacağının bulunduğunu, yıllık ücretli izin kullandırılmadığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, prim, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işi bırakıp gittiğini, bu nedenle ihbar tazminatı alamayacağını, davacının çalışma sürelerinin .. plakalı araçtan anlaşılacağını ve kendisine fazla çalışma ücretlerinin ödendiğini, davacının bazı aylarda 3.600,00 TL bazı aylarda ise 2.960,00 TL kazandığını, ücretin tamamının banka aracılığıyla ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; feshin işveren tarafından yapıldığı ve haklı nedene dayanmadığı kabul edilmek suretiyle çalışma ve dinlenme sürelerinden doğan talepler de gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ücretin isabetli bir şekilde tespit edildiği, tanık beyanları değerlendirildiğinde Mahkemece yapılan hesaplamada bir hata bulunmadığı, işveren feshinin haksız olması nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Ücret miktarının ve hizmet süresinin hatalı tespit edildiğini,
2. Feshe ilişkin kabulün dosya kapsamına uymadığını ve isabetsiz olduğunu,
3. Davacı iddiaları ve tanık beyanları doğrultusunda hesaplanan çalışma ve dinlenme sürelerinden kaynaklanan alacakların hatalı tespit edildiğini,
4. Davacı tarafından dava açılmadan önce başlatılan icra takibinin değerlendirilmediğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, ücret ve hizmet süresi, ücret, prim, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesabına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.