MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 16.10.2025
SAYISI : 2025/2230 E., 2025/229 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 15.04.2025
SAYISI : 2019/775 E., 2025/139 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (...) ve davalı ... Gemi Acentalığı Denizcilik Turizm İthalat İhracat Nakliyat İnşaat Petrol İşletmeciliği Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. (... Gemi Şirketi) vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davalı ... aleyhine hüküm atına alınan ve davalı ... vekili tarafından temyize konu edilen toplam miktarın, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... Gemi Şirketi vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 10.10.1986-03.06.2019 tarihleri arasında davalılardan ... emrinde ve asıl işverene ait olan ... ... Boru Hattında çeşitli işverenler ile son olarak davalılardan ... Gemi Şirketi nezdinde çalıştığını, müvekkilinin işe girdiği tarihten itibaren yaptığı iş ve işyerinin hiç değişmediğini ve aralıksız şekilde münhasıran davalı ... emrinde çalışmaya devam ettiğini, bu çalışma kapsamında sürekli olarak ...'a hizmet verdiğini, alt işverenler değiştiği hâlde asıl işverenin ve yaptığı işin değişmediğini, müvekkilinin 2014 yılı Nisan ayından beri baş makinist (...) olmasına rağmen yağcı vasfında çalıştırıldığını, 2018 yılı Haziran ayında ise ücretinin palamarcı seviyesine düşürüldüğünü, bu durumun 854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun (854 sayılı Kanun) 48. maddesine aykırı olduğunu, müvekkilinin fiilen makinist (...) işini ifa etmesine rağmen şekli olarak (kağıt üstünde) önce yağcı vasfında sonra ise palamarcı olarak gösterildiğini, müvekkilinin iş sözleşmesinin müvekkili tarafından emeklilik nedeniyle feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile fark ücret alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının 854 sayılı Kanun kapsamında çalıştığını, 854 sayılı Kanun'da alt işveren asıl işveren ilişkisinin tanımlanmadığını, ...'a husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davanın esastan da reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Gemi Şirketi vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili Şirkette sadece 13.03.2018-31.05.2018 tarihleri arasında çalıştığını, 854 sayılı Kanun'da asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, müvekkili Şirketin yaptığı işin deniz vasıtaları işletmeciliği palamar hizmeti olduğunu, davacının tüm alacaklarını müvekkili Şirketten talep etmesinin mümkün olmadığını, davacının tüm alacaklarının fazlasıyla ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta beyanlarına başvurulan tanık anlatımlarına göre davacının 2018 yılında palamarcı olarak görevlendirildiğinin anlaşıldığı, davacının banka hesap hareketlerinin incelenmesinde 01.06.2018 tarihinden itibaren ücretinin önceki aylara göre daha düşük olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamında davacının görevinin değiştirilerek ücretinin düşürülmesine onay verdiğine dair bilgi ve belge bulunmadığı, emsal ... ücreti dikkate alınarak davacının fark ücret alacağının belirlendiği, davacının bakiye kıdem tazminatına hak kazandığının anlaşıldığı, emsal dava dosyaları uyarınca her iki davalının da gemiadamlarını fiilen işveren olarak birlikte istihdam ettiklerinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun (4734 sayılı Kanun) 62/1-(e) hükmünde yapılan ve 01.02.2018 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikten sonra da 4734 sayılı Kanun'un 2. maddesi kapsamında kamu iktisadi teşebbüsü olan davalı ...'ın, aynı Kanun'un 62/1-(e) hükmüne göre personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı yapabilmesinin mümkün olduğu, gemiadamı davacının yaptığı işin yardımcı iş niteliğinde olduğu, ileri sürülen muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı ve davalı ... ile davacının bünyesinde istihdam edildiği dava dışı şirketler arasındaki ilişkinin muvazaalı bir ilişki olmadığı gerekçesiyle de davalı ...'ın işçilik alacaklarından sorumlu tutulması mümkün olmadığından bu yöndeki davalı ...'ın istinafının kabulü gerektiği, gemiadamı olan davacının yaptığı işin asıl iş değil, yardımcı iş olduğu kanaatine varıldığından davacının kıdem tazminatı talebinin davalı ... yönünden reddi gerektiği, ancak ücret alacağı yönünden ihale makamı olan davalı ...'ın 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 36. maddesi uyarınca her hak ediş döneminde ödenmemiş 3 aylık ücret alacağından sorumlu olduğunun anlaşıldığı, davacının son üç aylık fark ücretinin Dairece hesaplandığı gerekçesiyle başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... Gemi Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;
a. Müvekkilinin faaliyetinin diğer davalı ... işyerinde süreklilik arz eden bir iş ilişkisi yaratmadığını ve alt işveren–asıl işveren bağı bulunmadığını,
b. Davacının 854 sayılı Kanun'a tâbi gemiadamı olduğunu, 4857 sayılı Kanun'un 2 ve 6. maddelerinin uygulanamayacağını,
c. Müvekkilinin kendi dönemi ile sorumlu olduğunu, davacının müvekkili bünyesinde çok kısa bir süre çalıştığını,
d. Faiz ve sorumluluk sınırının aşıldığını ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz nedenlerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatı ile ücret farkı alacağının bulunup bulunmadığına ve alacaklardan davalı ... Gemi Şirketinin sorumluluğuna ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... Gemi Şirketi vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 4857 sayılı Kanun'un "Ücret ve ücretin ödenmesi" başlıklı 32. maddesine göre ücret; bir kimseye bir iş karşılığında sağlanan ve para ile ödenen tutardır. Dairemizin 09.11.2020 tarihli ve 2016/31338 Esas, 2020/15284 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere ücret, fiilî çalışma karşılığı ödenir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı 10.10.1986-03.06.2019 tarihleri arasında davalılardan ... emrinde ve asıl işverene ait olan ... ... Boru Hattında çeşitli işverenler ile son olarak davalı ... Gemi Şirketi nezdinde çalıştığını, müvekkilinin 2014 yılı Nisan ayından beri baş makinist (...) olmasına rağmen yağcı vasfında çalıştırıldığını, 2018 yılı Haziran ayında ise ücretinin palamarcı seviyesine düşürüldüğünü, müvekkilinin fiilen makinist (...) işini ifa etmesine rağmen şekli olarak (kağıt üstünde) önce yağcı vasfında sonra ise palamarcı olarak gösterildiğini ileri sürmüştür.
Dosya kapsamında beyanlarına başvurulan davacı tanıklarının anlatımlarından davacının 2018 yılından itibaren palamarcı olarak görevlendirildiği anlaşılmakla davacının son dönem çalışmasını fiilen palamarcı olarak ifa ettiği sabit olup bu dönem için ücretinin çalıştığı iş karşılığında ödendiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacının palamarcı olarak çalışması karşılığı ücretinin ödenmesi karşısında fark ücret alacağı isteminin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
3. Diğer yandan, dosya içeriğine göre 2018 yılından itibaren palamarcı olarak çalıştığı anlaşılan davacının, görevi itibarıyla 854 sayılı Kanun kapsamında olmadığı, 4857 sayılı Kanun'un 4/1-(a) hükmünde yer alan "Deniz ve Hava Taşıma İşleri" istisna hükmü kapsamında da kalmadığı ve yaptığı iş deniz taşıma işi olmadığından, 4857 sayılı Kanun'a tâbi olarak çalıştığının kabulü gerekmektedir.
Bu hususun gözetilmemesi de hatalı olmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı ... Temyizi Yönünden
Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
B. ... Gemi Şirketi Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.