MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2103 E., 2025/4309 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/952 E., 2025/626 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin küçük ev aletleri satışı yaptığını, 2018 yılından bu yana dava dışı ...com (dava dışı Şirket) alışveriş sitesi üzerinden ürün satışı yaptığını, dava dışı Şirket tarafından ek hizmet bedeli düşüldükten sonra satışı yapılan ürün bedelinin müvekkili Şirketin dava dışı Şirkete tanımlanan hesaba gönderildiğini, davalının müvekkili Şirket bünyesinde 08.03.2016 - 30.06.2020 tarihleri arasında muhasebe bölümünde çalıştığını, davalının işten çıkışının ardından işe başlayan personel tarafından yapılan kontrolde dava dışı Şirket üzerinden yapılan ürün satış bedellerinin müvekkili Şirket hesabına aktarılmadığının fark edildiğini, yapılan inceleme sonunda yapılan satışlara ilişkin bedellerin davalının hesabına aktarıldığının anlaşıldığını, ayrıca davalının işten ayrılmadan önce müvekkili Şirket deposundan iki adet dondurucu ve iki adet su sebilini bedelsiz olarak haber vermeksizin aldığının anlaşıldığını, taraflarınca davalı ile dava dışı Şirket hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, belirterek müvekkili Şirketin uğradığı zararın tahsili amacıyla davalı ve dava dışı Şirket aleyhine Konya 2. İcra Dairesinin 2020/5427 Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalı tarafından haksız olarak takibe itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davalı bünyesinde muhasebe yardımcısı olarak çalıştığını, müvekkilinin üstü olan ön muhasebeci olduğunu, davacı Şirketin muhasebe programı ile tüm para/mal giriş çıkışının takip edildiğini, müvekkilinin maaş hesabına gönderilen ürün bedellerin tamamen davacı Şirket ortağı ..'nin bilgisi ve talimatı dâhilinde olduğunu, gelen ürün bedellerinin hesaptan çekilerek ..'a teslim edildiğini, müvekkili tarafından yapılan bir usulsüzlük olmadığını, müvekkili tarafından bir arkadaşına su sebili alındığını, ücretinin peşin ödenmediğini, bir adet dondurucunın ise kaza ile düşerek zarar görmesi nedeniyle müvekkili tarafından tamir için servise verildiğini, bu esnada müvekkilinin işten çıkarıldığını, müvekkili tarafından ilgili ürün bedellerinin ödenmek istendiğini ancak kendisinden bir ödeme istenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında Konya 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/86 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda davalı hakkında internet üzerinden satılan ürünlerin gelirini Şirket hesabına aktarmamasından yargılama yapılmadığı ve ceza verilmediğinin belirtildiği, davalı hakkında servise verilen dondurucuyu servisten almasına karşılık katılanın Şirketine vermemesinden dolayı hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına dair hüküm kurulduğu, kararın kesinleştiğinin anlaşıldığı, davacı Şirketin, dava dışı Şirkete ait internet sitesi üzerinden satışının yapıldığı mallarının/ ürünlerinin bedellerinden; 292.421,56 TL'nin davalı hesabına internet sitesi tarafından ödendiği, davalının bu bedelleri davacı Şirketin ortağı olan ..'a teslim edildiğinin savunulduğu, ancak buna ilişkin yazılı belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, yine 292.421,56 TL' nin davalı tarafından davacı Şirkete ödendiğine dair de yazılı belgenin de dosya kapsamına sunulmadığının anlaşılmasına göre davalının davacı Şirketin 292.421,56 TL zarara uğramasında tam kusurlu olduğunun tespiti ile davacı Şirketin zararının alacağı tespit edildiği gerekçesi ile davanın kabulü ile davalı borçlunun itirazının kısmen iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hâkiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
Davacı Şirkete ait tüm ticari defterlerin incelenmeden karar verildiğini,
Müvekkilinin davacı Şirkette 4 yıl çalıştığını, müvekkilinin bu kadar uzun süre içinde iddia edilen ve oldukça yüklü ürün bedellerini kendi hesabına geçirip, haksız menfaat temin etmesinin inandırıcı olmayan, hayatın olağan akışına aykırı bir iddia olduğunu,
Ceza davasının içeriği ile müvekkilinin davacı Şirkete borcu olmadığı sabit olmuş iken davanın kabulüne dair verilen kararın hatalı olduğunu,
Davacının dava konusu ettiği zararın dava dışı Şirketten tahsil edilip edilmediğinin araştırılmadığını, dava dışı Şirket hakkında devam edilen yargılama sonucunun beklenmemesinin hatalı olduğunu,
5. Reddedilen icra inkar tazminatı yönünden lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, icra takibine konu alacaklara yönelik itirazın yerinde olup olmadığına ve vekâlet ücretine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.