MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1328 E., 2025/2590 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/485 E., 2024/208 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kesinleşen işe iade kararı sonrasında işe başlatılma talebinde bulunduğunu ancak işe başlatılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllıücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işe başlatılmayarak işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti alacaklarının ödendiğini, yıllık izinlerini de kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ücretinin, işe başlatılmama suretiyle feshin kesinleştiği tarih olan 21.06.2022 tarihi esas alınarak tespit edildiği, bu ücret üzerinden fark kıdem ve ihbar tazminatlarının hesaplandığı, davalı tarafça yıllık ücretli izinlerin kullanıldığına dair belge sunulmadığı ve davacının isticvap edilerek yıllık ücretli izinlerini kullanmadığını beyan etmesi karşısında 182 gün üzerinden yıllık ücretli ücretli izin alacağının hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işe başlatmama tarihine göre yıllık ücretli izin sürelerinin belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, işçiye geçersiz sayılan fesih tarihinde yapılan ödemelerin faiz işletilmeksizin mahsup edilmesi gerekirken hükme esas alınan raporda yasal faiz işletilerek mahsup yapıldığı, davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmadığından usuli kazanılmış hak ilkesi gereği söz konusu ödemelere yasal faiz işletilmek suretiyle mahsup edilen miktarlar esas alınarak hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacıya kıdem ve ihbar tazminatlarının tam olarak ödendiğini,
2. Davacı isticvap edilmeksizin yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının fark kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağının ispatı ve hesabına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İhbar öneli verilerek iş sözleşmesi feshedilen ve fesih bildirimine itiraz davası lehine sonuçlandığı hâlde işe başlatılmayan işçiye ihbar tazminatının ödenmesinin gerekip gerekmediği uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) "Geçersiz feshin sonuçları" başlığını taşıyan 21. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında işçinin işe başlatılmaması hâlinde ödenmesi gereken tazminat belirtilmiş; 3. fıkrasında ise kararın kesinleşmesine kadar işçinin çalıştırılmadığı en çok dört aylık ücret ve diğer haklar düzenlenmiştir. Maddenin 5. fıkrasında işçinin işe başlatılması hâlinde varsa peşin ödenen ihbar ve kıdem tazminatının, işçiye yapılması gereken ödemelerden mahsup edileceği belirtildikten sonra devamında "İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre işçiye geçersiz sayılan fesih bildirimi ile bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse ihbar tazminatının ödenmesi gerekecektir. Bir başka anlatımla, ihbar öneli verilmiş veya önele ait ücret peşin ödenmiş ise ihbar tazminatının ödenmesi gerekmeyecektir.
Geçersizliğine karar verilen fesih bildirimi ile işçiye daha önce usulüne uygun olarak verilmiş olan bildirim sürelerine geçerlilik tanınması 4857 sayılı Kanun'un sözü edilen açık hükmü gereğidir. Bu nedenle davacı işçinin ihbar tazminatı talebinin yerindeliği kabul edilemez.
Somut uyuşmazlıkta; dosya kapsamı ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davalı işverence davacıya ihbar tazminatının usulüne uygun olarak tam ve eksiksiz ödendiği anlaşıldığından, ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
3. Öte yandan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm kısmında davalı vekili yerine davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verildiğinin yazılması da hatalı olmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.