MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3365 E., 2025/1544 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/114 E., 2020/965 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan .. .. İnşa AŞ (.. Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işveren nezdinde 25.11.2010-04.03.2017 tarihleri arasında davalı asıl işveren .. Şirketi bünyesinde ve diğer davalı alt işverenlere bağlı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret, asgari geçim indirimi, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında işçi ve işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının iş sözleşmesinin davalılardan .. .. İnşaa Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. (.. .. Şirketi) tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, davacının çalışmış olduğu dönem boyunca alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalılar .. .. & .. .. İnşaa Mühendislik Turizm Gıda .. Nak. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile .. .. Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının hizmet süresine ilişkin beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, davacının işyerinden kendisinin ayrıldığını, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, ücret bordrolarının imzalı olduğunu, alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı alt işverenler arasında organik bağ bulunduğu, hizmet döküm cetveli, eğitim seminer belgesi, işyeri tescil bilgileri ve tanık anlatımlarına göre davalı ... Şirketi ile diğer davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, davalıların dava konusu alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, tanık anlatımları ve emsal ücret yazıları birlikte değerlendirildiğinde davacının ücret iddiasını ispatladığı, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği davalılar tarafından ispat edilmediğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, tanıkların davacıyla birlikte çalıştıkları dönem itibarıyla esas alınan beyanlarına göre davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücretlerine hak kazandığı, davacının ödenmeyen ücret ve asgari geçim indirimi alacakları bulunduğu, yıllık ücretli izin alacağına hak kazandığı gerekçesiyle talepler miktar itibarıyla kısmen hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tanık anlatımları ve dosya içeriği göz önüne alındığında davalı ... Şirketi ile diğer davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisinin bulunduğu, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin davalılar tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;
1. Husumet itirazlarının dikkate alınmadığını,
2. Davacının belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını,
3. Davacının ücretinin hatalı tespit edildiğini,
4. Kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesinin açıkça hatalı olduğunu,
5. Davacının ücret, asgari geçim indirimi, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazanmadığını,
6. Zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; dava türü, husumet, aylık ücret miktarı, davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ve zamanaşımı def'ine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dairemiz uygulamasına göre koşulları bulunmadığı hâlde belirsiz alacak davası olarak açılan alacak kalemleri bakımından davanın esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır (Dairemizin 26.09.2023 tarihli ve 2023/6195 Esas, 2023/12941 Karar sayılı kararı). Diğer taraftan daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı ret kararları verilmediğinden, Dairenin önceki görüşüne güvenilerek açılan belirsiz alacak davasında bu husus, dava tarihi ve Dairemizin aynı doğrultudaki kararları (Dairemizin 14.09.2020 tarihli ve 2016/26476 Esas, 2020/7547 Karar; 31.05.2022 tarihli ve 2022/5909 Esas, 2022/6892 Karar; 09.02.2022 tarihli ve 2022/829 Esas, 2022/1542 Karar sayılı kararları) da gözetilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... Şirketi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.