MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/808 E., 2025/1900 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 28. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/662 E., 2023/604 K.
SAYISI : 2023/131 E., 2023/199 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 01.11.2014 tarihinde yapılan anlaşma uyarınca yazılım takım yöneticisi olarak çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin 12.06.2015 tarihinde geçerli neden olmaksızın feshedildiğini, davacının 12 günlük ücret ve ödenmeyen ihbar tazminatının tahsili amacıyla ... 7. İcra Dairesinin 2015/21783 Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini belirterek davalı tarafın haksız itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin işe iade davasının sonuçlandığını, işe iade talebinde bulunmasına rağmen davalı tarafça işe başlatılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin 2015 yılı Mart ayında başladığını ve bu zamandan önce proje bazlı ve dışarıdan hizmet verdiğini, davalı ile arasında iş sözleşmesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı birleşen davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında görülen hizmet tespiti dosyasında davacının davalı işyerinde 01.12.2014-01.03.2015 tarihleri arasında çalıştığının belirlendiği, davacı tarafça açılan işe iade davasının kabulüne karar verildiği, davacının süresi içerisinde davalıya başvuruda bulunmasına rağmen işe başlatılmadığı, asıl dosya yönünden talep edilen 12 günlük ücretin davalı tarafça ödendiğinin ispat edilemediği, asıl dosyada talep edilen ihbar tazminatı yönünden ise ihbar tazminatının iş sözleşmesinin askıda olduğu zamanda talep edilmesi sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiği, birleşen dava yönünden davacının hizmet süresinin bir yılı doldurmaması sebebiyle kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, davacının işe başlatılmama tarihi fesih tarihi kabul edilerek bu dosya yönünden talep edilen ihbar tazminatının hüküm altına alınması gerektiği belirtilerek asıl dava dosyasında ücret alacağı yönünden davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, birleşen dosya yönünden işe başlatmama tazminatı, ihbar tazminatı ve boşta geçen süre ücreti alacağı yönünden davanın kabulüne, kıdem tazminatının ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; birleşen dava dosyasına ilişkin dava dilekçesi ve birleşme kararının davalı vekiline 28.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği ve devamında asıl ve birleşen davaların aynı vekille takip edildiği, bu sebeple davalının savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin başvurularına değer verilmediği, aralarında hukuki bağlantı olan davaların birleştirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının hizmet süresinin Mahkeme kararı ile belirlenerek kararın kesinleştiği, davalı vekili tarafından Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalara somut bir başvuru ve istinafının bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının işe başlama tarihinin hatalı tespit edildiğini,
2. Birleşen dava dosyası ile ilgili davalı Şirkete tebligat yapılmadığını, her iki davanın birleştirilmesinin mümkün olmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalının savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı, her iki davanın birleştirilmesinin hukuka uygun olup olmadığı ile davacının hizmet süresine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.