MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/3046 E., 2025/2636 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/331 E., 2025/222 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin aralarında organik bağ bulunan ... ve Turizm Limited Şirketine (.. Plus Şirketi) ait yurt dışı şantiyelerinde alt işveren . Elektrik Otomasyon Mühendislik Enerji İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine (.. Şirketi) bağlı olarak 25.04.2021-04.10.2021 tarihleri arasında elektrik ustası olarak net 2.400,00 USD aylık ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini ileri sürerek ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı .. Plus Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar olmadığını, asıl işverenin işyerinin ... şantiyesi olduğunu, müvekkilinin hiçbir çalışanının yurt dışında bir şantiyede görev almadığını, davacı ile müvekkili Şirket arasında herhangi bir iş ilişkisi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı .. Şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin işveren sıfatını haiz olmadığını, husumet yokluğu sebebiyle işbu davanın reddi gerektiğini, müvekkili Şirketin, .. .. Şirketi ile imzaladığı sözleşme gereği ilgili Şirketin yurt dışında bulunan şantiyesinde elektrik-tesisat malzemelerini temin etmekte olduğunu, davacının .. Şirketinin çalışanı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Özbekistan İş Kanunu'nun 270. maddesi gereğince dava konusu alacaklar bakımından hakkın ihlal edildiği tarihten itibaren 3 aylık zamanaşımı süresi öngörüldüğü, iş sözleşmesinin 23.09.2021 tarihinde feshedildiği, davanın ise 06.01.2022 tarihinde açıldığı, dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davalı Şirketlerin cevap dilekçelerinde yabancı ülke hukukunun uygulanması yönünde itiraz bulunmadığını, bu nedenle uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanması gerektiğini,
2. Özbekistan iş mevzuatında zamanaşımına ilişkin düzenleme bulunmadığını,
3. İçtihat değişikliği nedeniyle yargılama gideri ve vekâlet ücretinden davacının sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı, vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkindir.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının işini ..'da ifa etmesi nedeniyle taraflar arasındaki ilişkide yabancılık unsuru bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Ancak dava dilekçesi içeriği incelendiğinde, davacı tarafça davanın Türk hukukuna göre açıldığı açıktır. Davalı tarafça da cevap dilekçesinde, yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde açık itirazda bulunulmadığı gibi ön inceleme duruşmasında da tarafların hukuk seçimi konusunda herhangi bir anlaşmaya varmadıkları görülmektedir.
Şu hâlde somut uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü ile uyuşmazlığın Türk hukuku hükümlerine göre çözülmesi gerekirken uyuşmazlığa .. hukukunun uygulanması hatalı olmuştur. Bu durumda dava konusu alacaklar hakkında usuli kazanılmış haklar da gözetilerek Türk hukuku hükümlerine göre yeniden esas hakkında bir karar verilmesi gerekmekte olup bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.