MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1348 E., 2025/1633 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 11. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/454 E., 2025/237 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde hemşire olarak 04.12.2009- 30.07.2021 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesini evlilik sebebiyle sona erdirdiğini ancak kıdem tazminatının ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının işverenden kıdem tazminatı alabilmek için daha önce evli olduğu eşinden boşanarak yeniden ikinci kez evlendiğini, boşanma işleminin muvazaalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının eşi ile arasında 06.04.2021 tarihinde anlaşmalı boşanma davası açıldığı, davanın 09.04.2021 tarihinde karara bağlanarak, 17.05.2021 tarihinde kesinleştiği, 23.06.2021 tarihinde davacının eşinin tayininin ..’dan ..’ye çıktığına dair yazının Kurumu tarafından davacının eşine tebliğ edildiği; 26.07.2021 tarihinde davacı ve boşandığı eşinin tekrar evlendiği, 26.07.2021-30.07.2021 tarihleri arasında yıllık izinde olan davacının 27.07.2021 tarihinde eşi ile birlikte işyerine gidip evlenme nedeniyle iş sözleşmesini izin bitimi olan 01.08.2021 itibarıyla feshettiğini ve kıdem tazminatı talep ettiğini bildirdiği, davacının eşi ile adreslerinin boşanmaları ve sonra tekrar evlenmeleri sürecinde hiç değişmediği, davacının eşi ile boşanma sürecinden iş arkadaşlarına bahsetmediği, o yıl eşinin tayini nedeniyle davacının ..’dan ayrılacağının işyerinde bilindiği anlaşıldığı tüm bu nedenlerle davacının fesih hakkını açıkça kötüye kullandığına kanaatine varıldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; muvazaa iddiasının gerçeği yansıtmadığı, müvekkili ile eşi arasında evlilikleri sırasında ciddi sorunlar bulunduğunu, yeniden evlenmelerinin en önemli sebebinin müşterek çocukları olduğunu, boşandıkları süreçte davacının müşterek evde, davacının eşinin ise kendi babasının evinde kaldığının tanık beyanlarından anlaşıldığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.