MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2217 E., 2025/2183 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/174 E., 2025/330 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.09.2019-10.09.2020 tarihleri arasında davalı bünyesinde tır şoförü olarak çalıştığını, müvekkilinin haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma yaptığını, dinî bayramlar hariç tüm ulusal ... ve genel tatillerde çalışmasına devam ettiğini, karşılığı ücretin ödenmediğini, iş sözleşmesinin müvekkili işçi tarafından haklı nedenle sona erdirildiğini, davalı işveren tarafından işe giriş sırasında alınan senedin tarafına iadesi gerektiğini belirterek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline, davacıdan işe girerken teminat amacıyla alınan senedin iptali ile davacının teminat amacıyla verilen işbu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının haklı fesih nedeni olarak ileri sürdüğü hususların gerçek dışı olduğunu, müvekkili tarafından davacıdan senet alındığına ilişkin iddianın yazılı delille ispatlanması gerektiğini, müvekkilinin uhdesinde böyle bir senet bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 05.09.2019- 10.09.2020 tarihleri arasında davalı bünyesinde tır şoförü olarak çalıştığının anlaşıldığı, davacının fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatillerde çalıştığına ilişkin iddiasının ispatı için tanık deliline dayandığı, beyanlarına başvurulan tanıkların davacının çalışma düzenine ilişkin görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığının anlaşılmasına göre davacının iddiasının ispatlanamadığı, davacının ödenmemiş fazla çalışma , hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunmadığının anlaşılmasına göre davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğine ilişkin iddiasının da ispatlanamadığı, davacının kıdem tazminatına hak kazanamayacağı, davacı tarafından iptali istenen senedin varlığına dair ispata yarar delil sunulmadığı, davacının bakiye yıllık ücretli izin alacağının bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının reddinin hatalı olduğunu, davalı tarafından takograf kayıtlarının sunulmamasının müvekkilinin iddialarının kabulü anlamına geldiğini,
2. Müvekkili ile aynı koşullarda tır şoförü olarak çalışan tanıkların beyanlarına itibar edilmesi gerektiğini,
3. Davalı işverenin bordro hilesi yaptığını,
4. Kıdem tazminatı isteminin reddinin hatalı olduğunu,
5. Tır şoförü olarak çalışan davacı gibi işçilerden teminat senedi alınmasının olağan bir uygulama olduğunu, senedin varlığının ispat edilemediği gerekçesi ile taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,
6. Faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği ve buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı, davalı işveren tarafından davacıdan teminat senedi alınıp alınmadığına ve faize ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.