MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1242 E., 2025/2516 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 43. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/327 E., 2025/87 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait .. Uluslararası Havalimanı inşaatı işinde 31.01.2018-30.04.2020 tarihleri arasında soğuk demirci olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafça haksız şekilde feshedildiğini, ödenmeyen işçilik alacakları bulunduğunu savunarak kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, uyuşmazlığa Kuveyt hukukunun uygulanması gerektiğini, davacının işvereninin müvekkili Şirket olmadığını, .. İnşaat .. .. Şirketinin işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiğini, davacının hak kazanıp da ödenmeyen alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 10.02.2018-30.04.2020 tarihleri arasında davalı Şirket nezdinde çalıştığı, dosyada bulunan yurt dışı iş sözleşmelerinde/sözleşmesinde dava konusu alacaklara ilişkin ihtilaf olması hâlinde çalışılan ülke hukukunun uygulanacağına dair hükümlerin mevcut olduğu, cevap dilekçesinde Kuveyt hukukunun uygulanması yönünde itirazda bulunulmuş olması hususu da göz önüne alınarak dava konusu uyuşmazlığa Kuveyt hukukunun uygulanması gerektiği, Kuveyt Özel Sektör İş Kanunu'nun 144. maddesinde Mahkemeye müracaat için öngörülen sürenin iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren bir yıl olarak belirlendiği, bu sürenin zamanaşımı süresi olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu çalışmaların tamamının .. ülkesinde geçmesi nedeniyle dosyada Kuveyt hukukunun uygulanmasının yerinde olduğu, iş sözleşmesinin sona erdiği tarih ile dava tarihi dikkate alındığında Kuveyt Özel Sektör İş Kanunu hükümleri uyarınca davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dava tarihinin 06.07.2023 olduğu dikkate alındığında Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 05.11.2024 tarihli ve 2024/10637 Esas, 2024/14517 Karar sayılı kararı gereğince karar tarihininde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Anayasa Mahkemesi kararında vurgulandığı üzere uyuşmazlığa işçi lehine daha yüksek standartta koruma sağlayan Türk hukukunun uygulanmasının anayasal zorunluluk olduğunu,
2. Kuveyt Özel Sektör İş Kanunu'nun 144. maddesinin açıkça yanlış yorumlandığını, huzurdaki davanın zamanaşımına uğramadığını,
3. İçtihat değişikliği nedeniyle uygulanan yabancı hukuk nedeniyle davacı aleyhine yargılama giderine ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, davaya konu alacak taleplerinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, vekâlet ücreti ile yargılama giderine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.