MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2083 E., 2025/650 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/596 E., 2019/562 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının ...'da bulunan işinde 12.06.2008 - 31.05.2015 tarihleri arasında çalıştığını, en son net 3.000,00 USD ücret aldığını, işin bittiği gerekçesi ile işten çıkarıldığını, fazla çalışmalarının karşılığının ve diğer işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücreti, ikramiye, asgari geçim indirimi ve uçak bileti kesintisi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlıkta çalışılan ülke hukukunun uygulanması gerektiğini, davacının iş sözleşmesinin istifa ile sona erdiğini, kesintili olan hizmet sürelerinin birleştirilemeyeceğini, davacının en son saat ücretinin 8,62 USD olduğunu, tüm çalışmalarının karşılığının bordrolara yansıtılarak ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 12.06.2008-31.05.2015 tarihleri arasında çalıştığı, en son aylık ücretinin 3.000,00 USD olduğu, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiği, davacı işçiye atfedilen matbu istifa dilekçesine itibar edilemeyeceği, davacının fazla çalışma yaptığı, ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalıştığına ilişkin iddiasının ispatlandığı ancak bu çalışmaların karşılığının ödenmediğinin anlaşıldığı, diğer alacak taleplerinin ise ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığın Türk hukukuna göre çözümlenmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğu, bordrolarda yapılan tahakkukların gerçekte davacının temel ücretini oluşturduğu ve davalının ücrete yönelik istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, ancak temel ücreti aşacak şekilde yapılan ödemelerin fazla çalışma ücretinden düşülmesi gerektiği ve ücretin brütleştirilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan ihbar tazminatına ilişkin hesaplamaların hukuka aykırı olduğunu,
b. Fazla çalışma ücretine ilişkin hesaplamanın belirlenebilir olmayıp müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Uyuşmazlığa Türk hukukunun değil ... hukukunun uygulanması gerektiğini,
b. Davacının istifa dilekçesine itibar edilmemesinin hatalı olduğunu,
c. Ücret tespitinin dosya kapsamındaki yazılı delillere aykırı olduğunu,
d. Bordroda belirtilenin dışındaki fazla çalışma ve diğer iddiaların yazılı delille ispatlanması gerektiğini,
e. Davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarına itibarla ücret alacaklarına hükmedilmesinin yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, ücret miktarı, davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile talep edilen diğer işçilik alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ve alacakların hesaplanmasına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.