MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1196 E., 2025/1489 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/339 E., 2025/166 K.
MAHKEMESİ : Batman 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/482 E., 2017/269 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Birleşen 2017/353 Esas ve 2017/482 Esas sayılı dava dosyaları bakımından; reddedilen ve temyize konu edilen miktarlar ayrı ayrı, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca birleşen davaların tarihleri itibarıyla kesinlik sınırı olan 41.530,00 TL’nin altında kaldığından, davacı vekilinin birleşen davalara ilişkin temyiz dilekçesinin ayrı ayrı miktardan reddine karar vermek gerekir.
Asıl dava bakımından gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin asıl işveren davalı ... Ortaklığına (...) ait kuyularda alt işverenler yanında numune alım işi yaptığını, ... ile... ... Danışmanlık, Bilgi, Veri ve ... Şirketi arasındaki işin muvazaalı olduğunu ileri sürerek müvekkilinin ilk işe girdiği tarihten itibaren asıl işveren işçisi olduğunun ve gerçek ücretinin tespiti ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen 2017/482 Esas sayılı dosyasındaki dava dilekçesinde; kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, yol ve yemek ücreti, hafta tatili, asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davacı vekili birleşen 2017/353 Esas sayılı dosyasındaki dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesinin feshi nedeniyle işe iade davası açtıklarını, işe iade başvurusunda bulunmasına rağmen samimi olmayan bir davet ile karşılaştığını ileri sürerek boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı ve iş güvencesi tazminatı alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili asıl ve birleşen davalara cevap dilekçesinde; davacının işe başlama konusunda samimi olmadığını, davacını yasal süresi içinde işe davet edildiğini ancak işe başlamadığını, açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin asıl faaliyet alanının petrol arama, üretim ve sondaj olduğunu, davacının müvekkili Şirketin personeli olmadığını, müvekkilinden alınan işin kamu ihale mevzuatına uygun olarak yapıldığını, muvazaa iddiasının doğru olmadığını, sözleşmenin muvazaalı olmadığını, davacının sendika üyesi olmadığını, kök ücret yönergesinden faydalanamayacağını, davacının fazla çalışma talebinin yerinde olmadığını, davacının yaptığı fazla çalışma karşılığının ödendiğini, davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunmadığını, davacı sendika üyesi olmadığından vardiya prim alacağı hakkının bulunmadığını, yol çalışması alacağının bulunmadığını, toplu iş sözleşmesinden ancak üye olan kişilerin yararlanabileceğini, toplu iş sözleşmesinin imzası sırasında davacının sendika üyesi olmadığını, fesihten sonra sendika üyesi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı... ... .... .... Veri ve Oto Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. birleşen Batman 2. İş Mahkemesinin 2017/353 Esas sayılı davaya cevap dilekçesinde; davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin kanuna uygun olmadığı, ilişkinin muvazaaya dayandığı, asıl işverenin davacının emsali olan ve toplu iş sözleşmesi kapsamında bulunmayan işçisi olmadığı, davacının ise sendikalı işçi olmadığı, dolayısıyla davacıya fiilen ödenen ücretin gerçek ücreti olduğu, işe iade kararının kesinleşmesinin ardından yapılan işe başlama başvurusu üzerine... ... .... .... Veri ve Oto Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan işe davetin samimi olmadığı, davacının bilirkişi raporunda hesaplanan tutarda kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ilave tediye, iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacaklarının bulunduğu, diğer istemlerin yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Müvekkilinin alması gerektiği ücretin davalı ...'nun kadrolu emsal işçilerine ödediği ücret miktarına göre belirlenerek fark ücretin hüküm altına alınması gerektiğini, emsal ücret araştırması yapılmamasının ve alacakların emsal ücrete göre hesaplanmamasının hatalı olduğunu,
2. Kök ücret, yemek ve yol ücreti, yol çalışması ile asgari geçim indirimi taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğunu,
3. Yolda geçen sürelerin çalışma süresinden sayılması gerektiğini, fazla çalışma alacağının hesabının hatalı olduğunu,
4. Islah dilekçesi dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu,
5. Davalı lehine vekâlet ücretinin, yargı harç ve yargılama giderlerinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının kök ücret yönergesinden yararlanıp yararlanamayacağı, emsali işçinin bulunmaması durumunda ücret araştırması yapılıp yapılamayacağı, talep edilen alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ile yargılama gideri, vekâlet ücreti ve faize ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A.Birleşen Davalar Yönünden
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin ayrı ayrı miktardan REDDİNE,
B. Asıl Dava Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.