MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3471 E., 2025/2780 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 48. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/229 E., 2024/444 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 23.02.2001 tarihinden itibaren davalı asıl işveren Sağlık Bakanlığına (Bakanlık) bağlı hastanelerde ihale ile hizmet alımı yapılan alt işveren Şirketler nezdinde aşçıbaşı yardımcısı olarak çalıştığını, son brüt ücretinin 21.488,66 TL olduğunu, ... Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 17.04.2023 tarihli yazısı ile sabit olduğu üzere ilk sigorta girişinin 08.09.1999 tarihinden önce olması sebebiyle kamuoyunda “EYT” olarak bilinen yasal düzenleme kapsamında 09.03.2023 tarihinde emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini sona erdirdiğini, davalı Bakanlıktan kıdem tazminatının ödenmesini talep etmesine karşın ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde çalıştığı alt işverenlerden biri olan ... firması ile bu firmada geçen 18 aylık çalışmasına ilişkin kıdem tazminatının ödemesi konusunda anlaşmış olunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının hizmet alımı ihalesini üstlenen işveren Şirketler nezdinde çalıştığını, asıl işverenden alınan işin asıl işten ayrı ve bağımsız bir nitelik taşıması ve asıl işin tamamlayıcısı veya bütünleyicisi olmaması hâlinde alt işverenden değil bağımsız işverenden söz edileceğini, davalı İdarenin asıl işveren sıfatı bulunmadığından husumet yöneltilemeyeceğini, davacı ile davalı İdare arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının alacaklarından sorumlu tutulamayacağını, bunun yanı sıra talep edilen faiz oranı ve faiz başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Bakanlık bünyesinde 23.02.2001-09.03.2023 tarihleri arasında 20... ay 12 gün çalıştığı, tazminata esas giydirilmiş ücretinin brüt 21.489,48 TL olduğu, davacının iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle sona erdiği gerekçesiyle bilirkişi raporunun, 01.09.2021-28.02.2023 (1 yıl 5 ay 28 gün) tarihleri arasındaki dönem dışlandığında kalan hizmet süresinin 20... ay 12 gün olduğu kabulüne göre hesaplama yapılan seçeneği doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Bakanlık bünyesinde değişen alt işverenler nezdinde çalıştığı, iş sözleşmesini emeklilik sebebiyle sona erdirdiği ve çıkış nedeninin Kod (...) (emeklilik) olarak bildirildiği, davalı Bakanlığın asıl işveren sıfatıyla kıdem tazminatından sorumlu olduğu, davacının alacağının zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacı işçinin Hastane personeli olmayıp davalı İdareden ihale ile hizmet satın alınan Şirketin işçisi olduğu, Hastane yönetimi ile Şirketler arasındaki sözleşmenin hizmet alım sözleşmesi olduğunu, bu nedenle yapılan hesaplardan davalı Bakanlığın sorumlu tutulmasının hukuken mümkün bulunmadığını,
2. Davalı Bakanlığın ihale makamı olduğunu, asıl işveren sıfatının olmadığını, davacının tüm hak ve alacaklarından yüklenici Şirketlerin sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının işçilik alacaklarından davalı Bakanlığın asıl işveren sıfatıyla sorumlu bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.