MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1228 E., 2025/2375 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/480 E., 2023/372 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının asıl işveren olduğu ... Devlet Hastanesinde 13.05.2015-19.06.2020 tarihleri arasında sterilizasyon personeli olarak çalıştığını, son ücretinin aylık net 2.867,00 TL olduğunu, işyerinde 08.00-18.00, 14.00-23. 00... .00-08.00 saatleri arasında çalıştığını ancak fazla çalışmalarının ödenmediğini, yıllık ücretli izinlerinin eksik kullandırıldığını, davacı her ne kadar alt işverenlerin işçisi gözükse de davalının kendi işçilerinin yaptığı işleri yaptığını ancak davalı kadrolu işçilerinin yararlandığı ücret ve sosyal haklardan yararlandırılmadığını, davacıya teknik ve idari şartnamede belirtilen ücretin ve sosyal hakların altında ödeme yapıldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ilave tediye, davalı işçilerine göre eksik ödenen ücret, ayrımcılık tazminatı ve sosyal hak farkı alacaklarını ancak bu talep kabul edilmez ise; teknik ve ihale şartnamesine göre ödenmesi gereken ücret ve sosyal hak farklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davalı ... Bakanlığının (Bakanlık) ihale makamı konumunda olduğunu, işçilerin işe alınmasında ve çıkartılmasında İdarenin bir etkisi olmadığını, davacı ile aralarında iş sözleşmesi bulunmadığını, sterilizasyon ve dezenfeksiyon hizmet alım işinin işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle alt işverenlere verildiğini muvazaadan bahsedilmesinin mümkün olmadığını, Bakanlığın asıl işveren olarak nitelendirilerek sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davacının kadroya alınan işçiler ile aynı ücret ve sosyal haklardan yararlandırılması ve ilave tediye ödenmesi gerektiği iddiasının kanun koyucu tarafından kadroya geçişin belli kıstaslara tâbi tutulması karşısında hukuka aykırı olduğunu, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı talep etmesine karşın hâlen aynı hastane işyerinde dava dışı ... ve .... nezdinde çalışmaya devam ettiğini, ücret ve ödemelerin yüklenici Şirket tarafından yapıldığını, bunun yanı sıra istenilen faiz türü ve başlangıç tarihlerine de itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Bakanlığına bağlı Hastane işyerinde hizmet alım sözleşmeleri kapsamında farklı alt işverenler nezdinde 14.04.2015-19.06.2020 tarihleri arasında hizmet verdiğinin anlaşıldığı, davacı vekilince davacının başından beri Bakanlığa hizmet verdiğinden bahisle davacının davalının işçisi olduğu ve muvazaanın mevcut olduğu iddia edilmişse de, dosya kapsamı ile güncel Yargıtay kararları bir arada değerlendirildiğinde; davacının çalıştığı işlerin hizmet alımı suretiyle alt işveren şirketlere gördürülmesinde yasal bir engel bulunmadığı ve dolayısıyla farklı alt işveren şirketlerin işçisi olarak uzun süre Kuruma hizmet verilmesinin muvazaaya sebebiyet vermeyeceği, davacının feshe bağlı alacakları yönünden tefrik kararı verildiğinden bu hususta ayrıca bir değerlendirme yapılmadığı, davacının eksik ödenen ücret ve fazla çalışma ücreti alacakları bakımından 13.02.2023 tarihli bilirkişi ikinci ek raporunun birinci seçeneğine itibar edildiği belirtilerek muvazaaya dayalı ücret fark alacağı, ilave tediye alacağı ile eksik ödenen sosyal hak alacakları talepleri reddedilmek suretiyle, teknik ve idari şartnameye göre ödenmesi gereken eksik ücret alacağı ve fazla çalışma ücreti bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun bulunduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacı sterilizasyon personeli olarak Hastanenin asıl işini yaptığından alt işveren nezdinde çalıştırılmasının muvazaa teşkil ettiğini, Mahkemenin muvazaa bulunmadığına ilişkin tespitinin hatalı olduğunu,
b. Mahkemece, hizmet veren şirketler ile davalı Kurum arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu gerekçesiyle ilave tediye ücreti, muvazaaya dayalı fark alacakların ve ayrımcılık tazminatının reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığının gözetilmediği,
b. Davalı Bakanlığın ihale makamı olduğu,
c. Davacının ücretlerinin eksik ödendiği iddiasında bulunmasının haksız olduğunu, davacı tarafından ücretlerin ihtirazı kayıtsız alındığını, bu suretle davacı ile yüklenici firma arasındaki iş ilişkisinde yeni şartların zımni olarak kabul edilmiş olduğunu,
d. Davacının fazla çalışma alacaklarının reddi yerine kabulünün hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ile dava dışı alt işverenler arasında geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunup bulunmadığı ile talep konusu fark ücret ve fazla çalışma ücreti alacaklarının ispatı ve davalının sorumluluğu hususlarına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta hükme esas alınan 13.02.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; davacının ücretinin 20 17... hizmet alım sözleşmelerine göre asgari ücretin %20 fazlası olarak düzenlenmesine karşın sonraki dönemlerde asgari ücretin %15 fazlası oranında düzenlendiği, davacının bu şekilde yapılan oransal düşüşe yazılı bir onayının bulunmadığı gerekçesiyle 2019 ilk altı aylık dönemi ve 2020 yılları bakımından aradaki %5 oranına ilişkin fark ücret alacağı hesaplanmıştır. Ne var ki varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
İhale şartname veya sözleşmesinde belirlenen ücretin etkisi ile ilgili olarak Dairemizce, işçinin ihale ile belirlenen ücreti talep edebileceği, ancak bu ücretin asgari ücretle irtibatlandırılması durumunda, sonraki ihalede asgari ücretle bağlantı kurulmadığı takdirde ihalenin bitimi ile bu bağlantının kesileceği kabul edilmiştir. Diğer yandan, yeni ihalede asgari ücretle bağlantıda daha düşük bir katsayının belirlenmesi durumunda ise 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca bu ücretin altına düşmemek kaydıyla, asgari ücretle bağlantısı kesilen önceki ücretin uygulanmasına devam edilmelidir.
Dosya kapsamına göre davacının ücretinin ihale şartname veya sözleşmelerine göre belirlendiği ve davacının ücretinin düşürülmesine muvafakati bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacıya ödenmesi gereken ücret miktarı, yukarıdaki paragrafta belirtilen hususlar dikkate alınarak saptanmalıdır. Bu kapsamda olmak üzere öncelikle davacının kapsamı dâhilinde çalıştığı tüm hizmet alım sözleşmeleri ekleriyle birlikte temin edilmeli, bundan sonra davacının düşürülmeden önceki en son ücreti, sonraki dönemler için asgari olarak sabit şekilde ödenmesi gereken ücret miktarı olarak kabul edilerek yeni ihalede asgari ücretle bağlantıda daha düşük bir katsayı belirlendiğinde yeni ihale ile belirlenen ücretin de altına düşmemek kaydıyla, asgari ücretle bağlantısı kesilen önceki ücretin uygulanmasına devam edilmek suretiyle yapılacak hesaplama ile davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek sonuca gidilmelidir.
Davacının fark ücret ve fark fazla çalışma ücret alacaklarının bulunup bulunmadığının ve varsa miktarının açıklanan şekilde belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verild