MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/474 E., 2025/1859 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/492 E., 2024/93 K.
MAHKEMESİ : Kocaeli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/12 E., 2017/39 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı ... Tic. Ltd. Şti. (... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre birleşen davada hüküm altına alınan ve davalı ... Şirketi vekilince temyize konu edilen miktarın, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca birleşen dava dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 41.530,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; birleşen dava yönünden davalı ... Şirketi vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... Şirketi vekilinin asıl davaya ilişkin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılar bünyesinde .. .. Bahçe Sitesinde 19.09.2010-26.11.2015 tarihleri arasında güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğunu, davalılardan .. Site Yönetiminin (.. Sitesi) güvenlik hizmetini 2014 yılında bir kaç aylığına dava dışı .. Şirketine ihale ettiğini, daha sonra davacı ve diğer güvenlik görevlilerini kendi bünyesinde çalıştırdığını ve son olarak davalılardan ... Şirketinden güvenlik hizmeti alındığını ve davacının da bu Şirket bünyesinde çalışmaya devam ettiğini, iş sözleşmesinin davalı işverenler tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin 19.09.2010-26.11.2015 tarihleri arasında davalılar bünyesinde asgari ücret + 200,00 TL yol ve yemek ücreti ile özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işverenler tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini belirterek 2015 yılı Kasım ayına ait 26 günlük ücret, yol ücreti ve yemek ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının 01.11.2011-02.03.20 14... .02.2015- 26.11.2015 tarihleri arasında müvekkili bünyesinde çalıştığını, ilk dönem çalışmasının davacı işçi tarafından taraflarına gönderilen ihtarname ile feshedildiğini, ikinci dönem çalışmasının ise 1 yıldan az olması nedeniyle davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanamayacağını, davacının fazla çalışma yapması hâlinde ücretinin ödendiğini, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Asıl ve birleşen davada davalı ... Sitesi vekili cevap dilekçesinde; davacının davalılardan ... Şirketi bünyesinde çalıştığını, bu dönem için taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, davacının 02.04.2015-30.09.2015 tarihleri arasındaki altı aylık dönemde müvekkili Site bünyesinde çalıştığını, bu döneme ilişkin hak edişlerinin davacıya ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.11.2011-02.03.2014 tarihleri arasındaki çalışmasının işçi tarafından emeklilik nedeniyle sona erdiği, bu döneme ilişkin kıdem tazminatı ödemesinin yapıldığına ilişkin dosyaya delil sunulmadığı, ikinci dönem çalışmasının ise kıdem ve ihbar tazminatı ödenmemesini gerektirecek şekilde sona erdirildiğinin davalılar tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle, davacıya ödenen ihbar tazminatı mahsup edilerek kıdem ve ihbar tazminatlarının hüküm altına alındığı, dosyaya sunulan puantaj kayıtları ve puantaj kayıtları bulunmayan dönem için tanık anlatımları dikkate alındığında davacının fazla çalışma yaptığına ilişkin iddiasının ispatlandığı, davacının 2015 yılına ait 26 günlük ücret, yol ve yemek ücretinin ödendiğinin davalılar tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dava davalısı ... Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa Mahkemesi hâkiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının müvekkili Şirket bünyesinde 01.10.2015 tarihinde çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin deneme süresi içinde feshedildiğini, davacının ihbar tazminatına hak kazanamayacağını,
b. Davacının asgari geçim indirimi alacağı bulunmadığını,
c. Puantaj kayıtlarının dikkate alınması gerektiğini, puantaj kayıtları sunulmasına karşın tanık anlatımlarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu,
d. Davacının fazla çalışma ücretinin ödendiğini,
e. Davacının yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığını ileri sürmüştür.
2. Davalı ... Şirketi vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz talebi miktardan reddedildiğinden, birleşen davaya ilişkin temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının bulunup bulunmadığına ve bu alacaklardan davalının sorumluluğuna ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
İlk Derece Mahkemesince gerekçede 31.08.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda 2. alternatif olarak belirtilen hesaplamanın hükme esas alındığı belirtilerek davacının brüt 1.268,98 TL yıllık ücretli izin alacağı bulunduğu belirtilmiş, hüküm fıkrasında ise davacının brüt 1.826,98 TL yıllık ücretli izin alacağı hüküm altına alınmış ise de 31.08.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda yıllık ücretli izin alacağı istemine ilişkin yapılan değerlendirmede 28.04.2023 tarihli kök raporda yapılan değerlendirmelerde bir değişiklik yapılmadığının ifade edildiği, 28.04.2023 tarihli bilirkişi kök raporununun 2. alternatif olarak belirtilen hesapta yıllık ücretli izin alacağının 1.826,98 TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır. Hâl böyle olmakla İlk Derece Mahkemesince gerekçede davacının 1.268,98 TL yıllık ücretli izin alacağına hak kazandığının belirtilmesinin maddi hataya dayandığı anlaşılmakla, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davalı ... Şirketi vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Birleşen Dava Yönünden
Davalı ... Şirketi vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Asıl Dava Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.