MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/163 E., 2025/532 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalının ...'da bulunan şantiyesinde inşaat kalıp ustası olarak 2005-2015 tarihleri arasında fasılalı olarak 2.500,00 USD ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işverence haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları ile yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, davacının müvekkili Şirket nezdinde 5 dönem hâlinde çalışmasının bulunduğunu, 4 dönem çalışmasının tamamının istifa ile son bulduğunu, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, ücretinin Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları ile de sabit olduğu üzere net 1.350,00 TL olduğunu, tüm ücretlerinin eksiksiz ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.02.2020 tarihli kararı ile; davacının 03.03.2005-19.06.2005, 03.07.2005-08.11.2007, 07.12.2007-13.08.2008, 02.11.2009-20.12.2010, 04.11.2013-30.11.2023, 23.12.2013-06.03.20 14... .07.2014-11.03.2015 tarihleri arasında olmak üzere toplam 5 yıl 4 ay 23 gün davalı Şirketin ...'da bulunan inşaat şantiyelerinde çalıştığı, en son ücretinin net 2.500,00 USD olduğu, ücreti kanun ve sözleşme hükümlerine uygun ödenmeyen davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme imkanına sahip olduğu bu nedenle geçerli bir neden yokken tüm kıdem haklarını bertaraf ederek işi bırakmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, davacının iş sözleşmesinin işverence iş bitimi nedeniyle feshedildiği ve davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, yıllık ücretli izin kullandırıldığına ilişkin belge sunulmadığı, tanık beyanlarına itibarla haftada 15 saat fazla çalışma yaptığı, ayda 2 hafta tatilinde ve yılbaşı tatili ile dinî bayramların birinci günü hariç diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, davacının ödenmeyen alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 21.02.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesinin 26.09.2024 tarihli kararı ile; kıdem tazminatı hesabında hata bulunmadığı, tanık beyanları, emsal ücret araştırması, personel çıkış formu ve tüm dosya kapsamına göre tespit edilen ücret seviyesinin dosya kapsamına uygun olduğu, dosya içerisinde yer alan istifa dilekçelerinin iş bitiminde davalı işveren tarafından iş sözleşmesi feshedilen işçilerden alındığı, yurt dışında çalışan ve belli bir kıdemi bulunan işçinin nedensiz şekilde işten ayrılmasının hayatın olağan akışına uymayacağı, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin işverence ispatlanamadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.09.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 11.02.2025 tarihli kararı ile; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek davacının en son aldığı ücretin net 2.500,00 USD olduğu kabul edilmiş ise de davacı tanıklarının beyanları, banka ödemeleri, emsal ücret araştırmaları ile tüm dosya kapsamı ve yapılan işin niteliği dikkate alındığında davacının son net ücretinin aylık 2.200,00 USD olduğunun kabulü ile davacının davalı tarafça sunulan istifa dilekçelerine karşı beyanı alınmadan eksik inceleme ile karar verilmesinin yerinde olmadığı, öncelikle istifa dilekçelerinin altındaki imzanın ve içeriğinin davacıdan sorulması ve gerekli incelemeler yapıldıktan sonra tüm dosya kapsamı ile tanık beyanları birlikte değerlendirilerek çıkacak sonuca göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebi hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında yazılı tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı tarafça istifaname başlıklı tutanağa imzaya itiraz ettiği görüldüğünden davacı vekili tarafından davacı asılın resmî kurumlara verdiği ıslak imza varsa onların da Mahkemeye bildirilmesinin istendiği ayrıca dosyanın imza incelemesi için sahtecilik ve grafoloji konularında uzman halk sağlığı ve adli tıp uzmanı bilirkişiye tevdiine, bilirkişiye 6.500,00 TL ücret takdirine, takdir edilen 6.500,00 TL ücret ile tebligat avansı olan 420,00 TL olmak üzere toplam 6.920,00 TL'nin davalı tarafından iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkeme veznesine depo edilmesi istendiği aksi takdirde bilirkişi incelemesi delilinden vazgeçilmiş sayılacağının ve bozma öncesi kararına göre karar verileceğinin ihtaratı yapıldığı buna rağmen davalı yanca kesin süre içeresinde bilirkişi ücreti yatırılmadığı ve ihtar doğrultusunda bozma öncesi karara göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İş sözleşmesi davacı tarafından istifa ile sona erdirildiğinden kıdem ve ihbar tazminatı koşullarının oluşmadığını,
2. Davacının ücretinin hatalı tespit edildiğini,
3. İşçilik alacaklarının hesaplanmasında yasal kesintilerin yapılmadığını,
4. Kıdem ve ihbar tazminatı hesabının hatalı yapıldığını, damga vergisi ve gelir vergisi kesintisi uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; iş sözleşmesinin feshi ve bu bağlamda kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılıp kazanılmadığı ve aylık ücret miktarına ilişkindir.
1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dairemizin 11.02.2025 tarihli bozma kararında açıkça, davacının en son aldığı ücretin net 2.500,00 USD olduğu kabul edilmiş ise de tanık beyanları, banka ödemeleri, emsal ücret araştırmaları ile tüm dosya kapsamı ve yapılan işin niteliği dikkate alındığında davacının son net ücretinin aylık 2.200,00 USD olduğunun kabulü gerektiği belirtilmiş olup Mahkemece de bozma kararına uyulmasına rağmen bozma öncesinde olduğu gibi ücret seviyesinin net 2.500,00 USD olduğunun tespiti doğrultusunda yapılan hesaplamaya göre alacakların hüküm altına alınması hatalı olmuştur. Bu itibarla bozma kararı gereğinin tam olarak yerine getirilmesi için kararın tekrar bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.