MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1494 E., 2025/2361 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/383 E., 2025/153 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 10.08.2014-14.11.2018 tarihleri arasında davalı bünyesinde çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ücret alacaklarının davalı-karşı davacıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; sosyal ağlarda içerik üreticisi olan müvekkili Şirkette editör olarak çalışan davacı-karşı davalının Şirket politikasına aykırı olarak hazırlayacağı içeriklere dâhil edeceği kişilerden ücret talep ettiğinin tespit edildiğini, bu nedenle davacı-karşı davalının iş sözleşmesinin müvekkili Şirket tarafından haklı olarak feshedildiğini, davacı tarafından talep edilen alacakların reddi gerektiğini, davacının bu davranışının müvekkili Şirketin itibarını zedelediğini belirterek maddi ve manevi tazminat ile cezai şartın davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; beyanlarına başvurulan tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre davalı tarafından sunulan sosyal medya hesabının davacıya ait olup olmadığının tam olarak ortaya konulamadığı, mesaj içeriklerinin bir kısmının fesihten sonra olduğu, yine tanık beyanlarında içeriklerin kime ve ne kadar menfaat ile satıldığı noktasında bir bilginin olmadığı, yine feshe dayanak olan mesajların kim tarafından hazırlandığının da belli olmaması karşısında davalı tarafından yapılan feshin haklı nedene dayanmadığı, bunun neticesinde davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacağı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşı dava yönünden ise arabuluculuk dava şartının sağlanmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle karşı davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hâkiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Temyiz isteminin sadece karşı davaya ilişkin olduğu, bu nedenle sadece karşı davanın temyiz harçlarının yatırıldığını,
2. Asıl dava için sunulan arabuluculuk sürecinde görüşülen konular için karşı davada arabuluculuğa gerek bulunmadığını, bu kapsamda karşı dava yönünden arabuluculuk dava şartı sağlanmadığından usulden ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, karşı dava yönünden arabuluculuk dava şartının sağlanıp sağlanmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.