MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/649 E., 2025/2372 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... ... 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/206 E., 2025/33 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı olarak sürekli işçi kadrosunda istihdam edildiğini, kadroya geçişinin 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, hâlen ... ... ... ve .... davalı Bakanlığın kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin %72,5 oranında fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin %72,5 oranında fazlası olarak belirlendiğini, ancak 01.01.2019 tarihinden itibaren davalı tarafından ücretinin hatalı belirlenerek eksik ödeme yapıldığını, bu konuda davalı işyerine yapmış olduğu başvuruların sonuçsuz kaldığını bunun üzerine ... ... 25. İş Mahkemesinin 2022/71 Esas sayılı dosyasından fark ücret, ikramiye, ilave tediye, fazla çalışma ücreti ve yemek yardımı alacaklarının davalıdan tahsili için dava açtığını, yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporunda alacakların hesaplanmış olduğunu ancak ıslah edilmediğinden fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle dava dilekçesindeki talep esas alınarak hüküm kurulduğunu, akabinde bahsi geçen bilirkişi raporundaki hesaplamalar dikkate alınarak bakiye alacak bakımından ... ... 4. İcra Müdürlüğünün 2023/16827 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilâmsız takibe geçildiğini, ancak davalı Bakanlığın likit olan takibe kötüniyetli olarak itiraz etmesi nedeniyle takibin ... olduğunu ileri sürerek icra takibine yapılan itirazın iptali ile alacağın %20’sinden az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; takip konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının 2021 yılı ve sonrası için talep ettiği ücretlerinin davalı Bakanlığın üyesi olduğu ... ve ... ... ... (...) ile ... ... arasında bağıtlanan 08.09.2021 imza ve 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi hükümleri gereğince taban ücret uygulaması ve zam oranları dikkate alınarak düzenlenen fark bordrolar ile geriye dönük olarak davacının banka ücreti hesabına yatırıldığını, davacının herhangi bir hak ve alacağının kalmadığını, bunun yanı sıra davacının ücretinin düşürülmesi gibi bir uygulama söz konusu olmadığından esasen dava konusu alacaklara hak kazanamayacağını, davalı Bakanlık uygulamasında hata bulunmadığını, kadroya geçişte davacının sulh ve feragat dilekçeleri imzaladığını, hak talebinde bulunmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça, davalı aleyhine ... ... 25. İş Mahkemesi 2022/71 Esas sayılı dosyasından açılan alacak davası dosyasında bulunan bilirkişi raporunda hesaplanmış ancak ıslah edilmediğinden hüküm altına alınmamış olan kısım için icra takibi başlatmış olduğu, ancak davalı tarafın itiraz ederek takibi durdurması üzerine itirazın iptali davası açıldığını, söz konusu ... ... 25. İş Mahkemesi 2022/71 Esas sayılı dosyasından verilen karara yönelik istinaf yoluna başvurulması ve inceleme sonucunun eldeki dosyayı doğrudan etkilemesi sebebiyle Bölge Adliye Mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapıldığını, nihayetinde istinaf ve temyiz aşamalarından geçen dosyanın kesinleştiğini, ilgili Mahkeme kararında; "raporda hesaplandığı üzere davacının net 26.714,48 TL ücret alacağı, net 2.703,08 TL ikramiye alacağı, net 3.483,91 TL ilave tediye alacağı, net 5.261,49 TL yemek yardımı alacağı ve net 3.026,95 TL fazla çalışma ücreti alacağı bulunduğu anlaşılmış, son celse davacı vekili son sözünün sorulması üzerine davasını ıslah etmeyeceğini beyan ettiğinden talepleriyle sınırlı olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde, belirlenen tutarların davacı talebiyle bağlı kalınmak suretiyle kısmen hüküm altına alındığının anlaşıldığı (ücret alacağı için 100 TL, fazla çalışma ücreti alacağı için 100 TL, ikramiye alacağı olarak 100 TL, ilave tediye alacağı olarak 50 TL, yemek yardımı alacağı olarak 50 TL), buna göre kararda davacının alacaklı olduğu tutarların tespit edildiği ve kararın kesinleşmiş olduğu, bakiye alacak için başlatılan icra takibinde davacının haklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle itirazın iptali ve takibin devamı ile alacağın likit ve muayyen olduğu belirtilerek davalı işverenin icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eldeki davanın, bekletici mesele yapılan ... ... 25. İş Mahkemesinin 2022/71 Esas, 2022/531 Karar sayılı dosyasına kayıtlı davaya ek dava niteliğinde olduğu, söz konusu davada ıslah yapılmadığından taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verildiği, ... Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesinin 2022/2469 Esas, 2024/325 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddedildiği ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2024/7263 Esas, 2024/11956 Karar sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmış olduğu, buna göre kararın kesinleştiği, davacının dava dosyasında hesaplanan ancak ıslah etmediği miktar için icra takibine başvurduğu, icra takibine davalı/ borçlu Bakanlığın itirazı üzerine takibin durduğu, 1 yıllık yasal süresinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, taraflar arasında görülen davada verilen kesinleşmiş karar dikkate alındığında, davalının esasa dair istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, bahsi geçen alacak davası dosyasında dava tarihi 31.01.2022 olup, alacak hesaplaması yapılan dönemin 01.01.2019- 09.11.2021 arası olduğu, eldeki davaya konu icra takip talebi 15.09.2022 olup, eldeki dava tarihinin 10.04.2023 olduğu, bu tarihler dikkate alındığında, kabul edilen alacakta zamanaşımına uğramış kısım bulunmadığı, bu bakımlardan davalı istinafının yerinde olmadığı ancak şartları oluşmadığı hâlde icra inkar tazminatına hükmolunmasının hatalı bulunduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını,
2. Davacının 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi statüsünde kadroya geçmiş personel olduğunu, yalnızca üyelik tarihinden sonraki dönem için toplu iş sözleşmesinden faydalanmasının mümkün olacağını,
3. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 23. maddesi uyarınca kadroya geçirilen işçilere uygulanan toplu iş sözleşmesinin 31.10.2020 tarihine kadar devam ettiğini, ... ile ... ... arasında 10.08.2020 tarihinde imzalanan toplu iş sözleşmesinin mali hükümlerinin 31.10.2020 tarihinden önce uygulanmasına imkân bulunmadığını,
4. Davacının ücretinin düşürülmediğini, 31.12.2018 tarihinde aldığı ücreti korunmak ve bu ücrete toplu iş sözleşmesi hükmü uygulanmak suretiyle ücretin artırılmış olduğunu, ücretin asgari ücretle ilişiğinin kesilerek brüt ücretle geçişinin yapıldığını, dolayısıyla eski sözleşmede geçen oranın kıyas yoluyla toplu sözleşme hükümlerinin yanında kullanılmasının mümkün olmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, icra takibine konu alacaklara yönelik itirazın yerinde olup olmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.